Wednesday, May 10, 2006

Renkli Fasulyeler


Çocuk olmak çok enteresan birşey. Şimdi geriye dönüp baktığımda o günlerden aklımda kalan tek tük anılar, mutluluklar, hüzünler, kaygılar şu anda küçük ve tatlı bir tebbessüm sağlıyor dudaklarımda.
Mesela benim çocukken hiç boyama kitabım olmadı.. hani şu üzerlerinde boyansın diye çiçekler böcekler çizilmiş olanlardan.. Çok kitabım oldu, çoğu çizgi roman ve resimli hikayelerdi ama annem hiç almadı o boyama kitaplarından. Onun yerine saman kağıdından DMO antetli defterlerim oldu benim. Tabi ki tek yüzleri hep yazılıydı, bir önceki yılın gelir gider veya personel kayıtlarının tutulduğu çizelgelerdi.
Geometrik şekilleri çizmeye yarayan şablonlarım da olmadı hiç..Eğri büğrü de olsa kendim çizerdim dairemi, üçgenimi, beşgenimi..
Resim-iş derslerimizde yaptığımız faaliyetler arasında alçıdan döktüğümüz kalıpları boyamakta vardı. Arkadaşlarım hazır aldıkları Mickey Mouse'lu Donald Amca'lı kalıplarına döktükleri alçıları cillop gibi çıkarır boyar, ben ise annemin bana verdiği dikdörtgen kalıba döktüğüm alçının üzerine çizdiğim deseni bana gösterdiği şekilde kazıyarak kabartırdım. Tabi sonuç olarak herkesin mükemmel ördekleri, fareleri ve kedilerinin yanında benim eserim oldukça yamuk yumuk kalırdı.. Ama bizim evin kuralıydı, bu tip şeyler ben çok istememe rağmen hazır alınmaz, yapılırdı:) (tabi bunda bir Kayserililik payı da yok değil hani:))
İlkokul 1.sınıfa ait anılarımdan beni en çok etkileyen ise fasulyelerdi. Mutlaka herkes kullanmıştır okuma yazmayı sökerken o fasulyeleri ve çubukları. Öğretmenimizde bizden bir sonraki gün için istemişti fasulyelerimizle birlikte gelmemizi. Heyecanla annemden istemiştim tabi bende. Ertesi gün okula büyük bir sevinçle hiçbiri birbirinin aynı olmayan kocaman bir kutu beyaz organik fasulyelerimle gitmiştim. Herkes çantasından kendi fasulyelerini çıkarttığında ise içimdeki sevincin yerini kocaman bir iç burukluğu almıştı. Arkadaşlarımın fasulyeleri şeker gibi, rengarenk, aynı boy ve pırıl pırıldı. Hatta bazılarının ki şeffaftı bile.. Benim fasulyelerim ise tüm gerçeklikleriyle beyaz beyaz sırıtmışlardı tüm gün bana..Neyse ki üzüntümü gören annem hemen almıştı bana da istediğim plastik renkli fasulyelerden.. Ama o gün yaşadığım hayal kırıklığı içime işlemişti çoktan:) Şimdi bunları hatırladığımda çok komik geliyor ama bu tip şeyler çocukken yaşadığınızda sizi derinden etkileyen anılar olabiliyorlar.
Neyse, bu küçük anıdan sonra şu sıralar kafamı kurcalayan meseleye gelirsek, şimdi ben kararsızım, benim ufaklıklara boyama kitabı almalı mıyım yoksa kendi desenlerini kendilerinin çizmelerini mi sağlamalıyım..Sanırım ben ikinci yöntemi izliyorum şu sıralar..Her ne kadar annem bana almadığı o kitapları torunlarına alsa da ben hiçbirini beğenmiyor hatta kızıyorum ona. Çünkü çoğu çok çirkin resmedilmiş ne olduğu belli olmayan çizimler..Bence bu konuda çok seçici olmalı, çocuklara kitap seçerken illustrasyonları mutlaka dikkate almalıyız. Ve kolaya kaçmamalı yaratıcılıklarını ortaya çıkarmaları için fırsat tanımalıyız. Ben şimdi düşünüyorum da iyi ki hiç boyama kitabım olmamış:)))

42 comments:

ShaManiak said...

yinge yinge... ne uzun yazmışsın mesajı... üfff... okuyamadım valla. heheh... :D bu yazıları da ilüstre etsene.. heheh... :) artık çizim hakkında yorum yapmicen seni gidi kendini aşa aşa bitirememiş insan. :) hehe... hade öptüm...

Deadora said...

:) iyi ki de boyama kitabin olmamis ama benim ne yazik ki boyama kitabim olmamis :( benimde boyama kitabim yoktu ve ben simdi cöp adam bile cizemiyorum.. bence o isler birazda yetenekle ilgili?

pino said...

shamaniakcım geçmiş anılarım aklıma gelince yazmışım da yazmışım bi baktım destan olmuşş..ne okumadın bakiimm..sopa geliyo sopa:))

deadoracım demek senin de yoktu..bak tezimi çürütüyosun sen:)) güzel çizmelisin..git çalış sana ödev 10 tane cin ali çizeceksin yarına o.k:)

ShaManiak said...

hadi hadi ilüstre etmeye üşeniom demion da...

üfff be yinge. çok sıkıldım bu gün... 3 saat daha ofisteyim. yerime birini bulsalar da ayrılsam artık...

Bu arada Ankara'da oturup dergi sayfa düzeni, reklam ve çeşitli ilüstrasyon işleri üzerine çalışmak isteyen var ise Naturel reklam ajasına başvurabilir. :)

Hehehehh.. Araya nasıl da reklamı sokuşturdum. :D birileri başvursun da ben de özgürlüüme kavuşam artıkın. de mi. :D heheh...

İncik Boncuk said...

okumayı erken öğrenip okula gittiğim için benim de fasulyelerim, çubuklarım ve hatta gıcır gıcır cin ali serim hiç olmadı. Şu cin ali kitaplarının yeni olanlarına nasıl özenirdim ama :) çocukluk işte.

huysuz ve tatlı said...

aslında al gitsin, içlerinde kalmasın diye düşünmeme rağmen, senin metodun daha yaratıcı gibi görünüyor Pino...

zinnur said...

Bir orta yol bulmak lazim galiba Pino'cugum. Kendilerini arkadaslarindan cok farkli hissetmeyecekleri kadar onlarinkine benzer esya, alet edevatlari olmali. Ama yaraticiligi gelistirmek adina annenin yaptiginin (ve simdi de senin) kesinlikle daha dogru oldugunu dusunuyorum. (Bizde de boyama kitabi yok, cocuklar icin nasil bos, tertemiz sayfalari olan bir resim defterinden daha cazip olabilecegini hala anlayamiyorum.)

sardunya said...

Pinocuk... nasıl burnuma kokulu silgi, toz ve tebeşir karışımlı bir sınıf kokusu geldi çizimini görünce... bir de terleyince tuzdan dolayı beyaz lekeler yapan eski siyah önlükler...

pino said...

shamaniakcım canım sen otur uslu uslu çalış bakiiim..biraz sabret dün bir bugün iki..yenge sopası yemedin sen tabi:) hadi bakiiim:)

incik boncukcum bende çoğu eşyamı abiden kuzenden miras kullandığım için gıcırlık konusunda pek çok şey içimde kalmıştır:)bu arada çok zekiyiz galiba:))

huysuzcum zaten dört bir yandan hediye olarak geldiğinden dolayı istemesem bile oluyor:) ancak beğenmediklerimi kaldırıyorum:))

zinnurcum bence de normal resim defteri en güzeli..belki daha çizdirmeye yönelik boyama kitapları tercih edilebilir..bakalım..olmazsa ben yaparım artık:)

sardunyacım bizim jenerasyon hep siyah önlük ve tebeşir tozuyla okudu değil mi:) onun da tadı ayrıydı hakkaten..şimdi tebeşir bile kalmadı okullarda..sevgilerle:)

Oya Kayacan said...

Photoshop ney ki yaw derken derken photoshop kursuna gitmeye karar verdim. Açarlarsa eğer Acıbadem Güzel Sanatlar Fakültesi'nde... Bir bakalım neymiş...

Sana bayılıyorum. Öyle renklisin ki.

Peggy said...

Pino canim sikiliyordu icimi actin valla :) ,ben daha cocuk yetistirme serefine eremedim ama yine de fikrimi soyleyeyim. Bence o boyama kitaplari cok sikici, bana cocukken de sikici gelmisti, zaten hatirladigim kadariyla pek olmamisti da ilgimi de cekmemisti. Yani kitap boyamadim, ama resmim iyidir, cizimim iyidir, ama seninle kapisamam :)) o kadar iyi degil :P. Cocuklari ne nasil etkiler bilmem ki, ama mesela ccocukken okudugum bir dunya klasikleri serisi vardi, hepsi resmedilmis,Turkiye nin unlu illustrasyonistleri tarafindan, cok etkilemisti beni cizimleri...hala hatirlarim..cok yaslandim galiba cokkk :))

pino said...

Oya'cım merhaba:)) eğer çizime ilgi duyuyorsan elle çizmeye de başla bence..bir eskiz defteri alıp yanında taşı.. canın istediğinde çiz..herhangi bir konuda yardıma ihtiyacın olursa bir mail kadar yakınım:)) sevgiler:)

peggycim, benim de çizimlerinden çok etkilendiğim kitaplar vardı..ayrıca milliyet çocuğun verdiği klasik hikayeler vardı ki başucu eserlerimdi:) bence de boyama kitapları sıkıcı ama çocukken yoktu ya pek cazip gelirdi:) öpptüm:)

Nezaket said...

Benimde boyama kitaplarim yoktu cocuklugumda ve hic bir zaman resime ilgi duymadim. Cocugun yetenegi ve ilgi alani ilgili olmai diye dusunuyorum. Kizim hem resim defterlerine resim yapiyor, hemde aldigimiz bir kac boyama kitabina. Bakalim sonuc ne olacak bu durumda. Bazen neyin dogru oldugunu birisi soylese diyorum.. Cocuk yetistirmek coook zor ismis...

gamze said...

Pinocum, seni takip etmiyorum sanma :) sık comment atmasam da(ayrı yazılan "da" eki:) yazılarını okuyorum.En kısa zamanda arayacağım seni:)Efenim konuya gelelim,bence tontişler için iyi bir seçim olmuş. O son okuduğumuz "... kargalar" isimli kitaptan sonra çocukları biraz da olsa özensizce çizilmiş kitaplardan uzak tutmak gerektiğini düşünüyorum...Çok öptüm...

annelog said...

İçine sinen doğrudur bence Pino, kendi çocuk boyama kitabını bile çıkarabilirsin belki birgün:)

Virginia Valle said...
This comment has been removed by a blog administrator.
Başak said...

Cok tatlı anlatmissin yine Pinocugum.Ben de lise yıllarımı unutamam.Konserler,cig kofte partileri,sınıfta corba ve kahve servisleri,bir de dogal silgiler vardı.Bulent anlatti mi sana hic?Her tenefus sınıf erkekleri birini yaka paca yakalar.Ve onu yatay olarak 3-5 kisi tutup tebesirli tahtayi silerlerdi.Garip bir yontemdi. :))Biz de butun bunlar icinde universiteye calismaya calisirdik.

Şebnem said...

Benim de 1.sınıfa 1 hafta devam etmişliğim var. O 1. haftanın son günü okula fasulyelerle gitmek gerekiyormuş. Farkında bile değilim tabi. Öğretmen getirmeyenlerin eline cetvelle vurup sıra dayağına çekiyordu.Bana sıra gelecek diye korkuyla beklerken (hala hissedebiliyorum o korkuyu) içeri okul müdürü girdi, beni kurula sınava götürdü. Bu sayede hem dayaktan hem de o korkunç sevimsiz öğretmenden kurtuldum. Sözün özü hiç fasulyem olmadı. Boyama kitabım da. Oğluma da hiç almadım. İkimizin de resimle alakası yok. Ama sadece resimle alakalı olduğunu düşünmüyorum. Yaratıcılığı bütün olarak düşünmek lazım herhalde. Hazırcılığa alışmamak, birşeyleri yaratmaya çalışarak geliştirmek gibi.Çok uzun yazdım galiba.

vintage biscuit said...

benim fasulyelerimi ; tenefüste selen diye bi kız çalmıştı :))). nasıl zırladığımı , yerlerde tepindiğimi şuan bile hatırlıyorum .sem yazınca birden dejavu oldummm burda . düşünsene o zaman tek mal varlığın ve dünyan ; kokulu silgin , kalem kutun ve fasulyelerin :))
buarada çiziminde ki kızıl saçlı kızın ifadesi süper olmuş :)))

pınar said...

Sevgili Pino,
Benim zamanımda (87-88) Milliyet Kardeş dergisinde yarısı çizilmiş yüzler vardı, sol tarafa bakarak sağ tarafı sen tamamlanıyordun. Çok zevkliydi,hem faydalı da bence...

pembeli said...

Pinocum çok tatlısın yaaa :))) Anlatma tarzın, yazdıkların gülmekten öldüm :) Ama iyikide boyama kitabın olmamış, çünkü sen şuan çizimlerinle ve boyamalarınla dahada güzellerini yapıyorsun.:)

sevgi said...

Benim de boyama kitabım olmadı ama yetenek olmayınca iyi ki olmamış diyemiyorum. Bu konuda fazla mütavazi gördüm seni canım:)))

Nefin said...

pinocuğum bence de bu iş yetenek işi canım. benim de hiç boyama kitabım olmadı ama ben de yetenekli değilim.
ben kızıma boyama kitapları alıyorum. oradaki şekilleri istediği gibi boyuyor, bazzen de karalıyor. ben asla aa ama bak, bulut kırmızı olmaz, elma siyah olmaz falan demiyorum, hayalgücünü kısıtlamamak adına, doğru mu yapıyorum bilmiyorum. anne bak yeşil bulut yaptım diyor, aferin diyorum. zaten şu aralar boyama kitaplarını da bıraktı, bizim ajanda sayfalarına serbest çizim yapıyor. biz de hiç karışmıyoruz.
senin bebeler sana çektiyse, ne yaparsan yap, ne alırsan al zaten yetenekli olacaklar, kaçarları yok.
öperim canikom

pino said...

nezaketcim aslında bu iş ilgi işi..ben eskiden ne bulursam üzerine birşeyler çizerdim..eğer kızının çizime ilgisi varsa zaten o kendi yolunu çizer bence..fırsat vermek yeterli..

gamzecim gerçekten neydi o kargalar gerçekten:)) çok özledim seni yaaa..görüşelim acilen:)

annelogcum, bu gidişle öyle olacak galiba:) kitap resimlemek hoşuma gidiyor belki interaktif bişeyler yaparım:)

başakcım bilmem mi:)) bulo hala ağzı kulaklarında anlatır..işin komiği ben onun o korkunç karnelerle ve haylazlıkla o okulu nasıl kazanmış hala anlayamıyorum:)))

şebnemcim benimde ilkokula ait korkulu anılarım çok..dayak bizdede vardı..bende 2-3 kere elime cetvel yemiştim..ne çok korkardım..demek seninde olmadı..bu küçük araştırma sonucunda boyama kitaplarının çizim yeteneğine olan etkisini araştırabilirim herhalde:))) çünkü birçok kişininde olmamış benim gibi:)

vintagecim doğru ya tek mal varlığımızdı onlar..benim birde telefon şeklinde kalemtraşım vardı..bütün derste kıyır kıyır açardım kalemleri akşama biterdi kalem falan kalmazdı:)

pınarcım zaten en güzeli sınırları belirleyip boyatmak yerine çizim olayına dahil etmek sanırım:)

pembelicim sağol:) küçüklük anılarımı yazmayı seviyorum..o günleri yeniden yaşıyorum yazarken:)

sevgicim, teşekkür ederim:)) aslında yetenek konusu ilginç..ben çok merak ediyorum bizim ufaklıklar neye ilgi duyacak..ya çizim yapmayı sevmezlerse:(( zorlamam tabi ama üzülürüm..4 yaşta çıkar diyorlar ortaya..bekliyoruz bakalım:))

nefincim en doğrusunu yapıyorsun..bende karışmayı düşünmüyorum..müdahalede etmiyorum..gönüllerince karalıyolar..daha küçük olduklarından henüz karalama devresindeler..merakla bekliyorum büyüdüklerinde neler çizecekler:) dememk seninde yoktu boyama kitabı..yorumları okuyunca acaba bizim dönemde bu tip kitaplar satılmıyor muydu acaba diye düşünmeye başladım..ben bir tek bende yok sanıyordum:))

sammy said...

Ben de çocuklara hazır bir takım oyuncaklar, boyama kitapları vs verilmesinin yaratıcılıklarının gelişmesi açısından olumsuz etkileri olduğunu düşünüyorum.

Çizip boyadıkları bir resimden, evdeki meteryallerle yaptıkları her maketten, ya da yastıklarla inşaa ettikleri evlerden daha büyük zevk alıyorlar.

Hem yaratıcılıkları gelişiyor. Hem de birşeyi başarmış ve takdir edilmiş olmanın verdiği mutluluğu duyuyorlar.

Hani bir deterjan firmasının reklamında da var ya. "Bırakın üstü kirlensin"

MüjdeAlgül said...

Pinocumsss;
O kadar güsel dile getirmişsin ki keyifle okudums..Bende sen gibi boyama
kitabı olmayanlardanım,şimdi herşey daha bir renkli ve daha bol seçenekli..yamuk yumuk yaptığın desen eminim diğer kalıp desenlere nazaran daha hoş olmuştur..hem doğaçlamaa yapmak,kafayı kullanmakda lazımss değil mi=? Şimdi herşeyy pek bi kolay artık,Kolaycı çocuklar yetişmesin diorum ve senin 2. seçeneği uygulamanda da haklı olduğunaa katılıoorum canımss..
Sevgiler

Aa! Deli mi ne? said...

Ehemmm,öhhööö öhhöö,arkideşlerin yorumları bittiyse şööle bi kenara kaçılsınlar da ben bilirkişi görüşlerimi bildireyim,ehemmmm:

Sevkili pino hanımın saykılı ailesi;önce size bi çift lafım var efeem.
Gayserili olmanız vesilesiylen zamanında pino hanım kızımıza boyama kitabı gibi fuzuli ve dünyevi çizdirgeç,boyatgaç şiylerinden almadığınız için size minnettarım efemm.

Sizin tutumluluk hadi doğrusunu sööliim pintilik olarak yaptığınız bu eylem,bugün bizlerin ve ülkemizin harika bi çizeri olmasına vesile olmuştur.

Tebrik iderim efenim,yaşasın gayserili dutum mantıkilitesi ;P

Pinom işin şakası bi yana ,benimde hiç boyama kitabım olmadı,hem o zaman pek yoktu öyle şeylerde len,varsa bile zengin işi denip rağbet edilmezdi ki.

Ben kızlarımı resim konusunda hiç yönlendirmedim,ama elleri kalem tutmaya başladığından bu yana,ikiside hiç üşenmeden ve sıkılmadan resim yapar,sürekli yarışmalara katılırlar,bende "e tabii annesi resim öğr.,1.oldu,torpil tabbee"düşüncesinden bile nefret ettiğimden sinir olduğumla kalırdım.

Duvar,koltuk ve kapıları kağıt olarak kullandıkları minik yaşlarında zaten boyutları çok büyük olan graft kağtlardan alıp evin duvarlarına yapıştırdım koli bantlarıyla,pastel ve suluboya ile dilediklerince boyadılar,graft kağıt dolunca onları alıp yenilerini bantlardım.

Hem çok güzel bi malzemedir graft kağıt hemde çok ucuz.

Boyama kitabıda aldım,sırf içlerinde ukde kalmasın diye,kurukalem pek kullandırmadım,yaratıcılığı yok çünkü,sevimsiz bi boyadır o.

Kızlarımın şimdi balkonda şovaleleri var,marangoza kestirdiğim duralitlere ve tuvallere su bazlı olduğu için rahatça temizlenen akrilik boya ile resim yaptırıyorum.

Nasıl güzel ve zevkli çalışıyorlar bi görsen.
Birde oyun hamurunu çok kullandırıyorum,bazende kendi yoğurduğum gerçek hamuru,epey zaman kazandırıyor bi anneye ;P

Bu uzun yazımın sana ve okuyucu annelere yol göstermesi dileğiyle kaçtım ben...Öperim canım.

pino said...

sammycim doğru diyorsun..en son büyük ekran tv kutusundan ev yaptım çocuklara bayıldılar içinden çıkmadılar..farklı malzemelerle çok güzel şeyler yapılabilir..ya da atık malzemelerle mesela pet şişeler, karton kutular gibi..onlar büyüdükçe bizde bu yaratıcılık konusunda gelişeceğiz sanırım:)

müjdecim, bence de kolaycı ezberci çocuklar yetişmesin..sadece resimde değil tabiki her alanda bu böyle..şimdi düşünüyorum da çocuk yetiştirmek ne büyük sorumluluk..hepsi boş temiz birer sayfa gibi..ne verirsen onu alıyorlar..öptüm canım görüşürüz:)

biyonikcim ne tatlısın sen yaa..en tatlı resim öğretmeni ilan ediyorum seni buradan:) ellerine ağzına sağlık çok güzel özetlemişsin olayı:) annemde ayrı teşekkür ediyor:)))
Doğru diyosun, annemlerin Gayserliliğinden bunlar geldi başıma:), işi bi de sağlama aldılar önce istatistik okuttular ki ne olur ne olmaz sanatçılıkta dikiş tutturamazsa bi bankaya yerleştiriveririz dediler:)
sonuç olaraktan verdiğin harika önerilere uyacağım..ben zaten kağıt kaplama olayını yapıyorum sehpalara..1 kez de duvara yaptım..çok keyif alıyorlar..dediğin gibi kuru kalemi bende sevmiyorum..kalın pasteller aldım..su bazlı keçelilerimde var silinebiliyo..şimdilik bunlarla oynuyolar..oyun hamuru aldım ama deniz yedi kaldırdım:) henüz anlamıyor ne olduğunu pek iştahlı:9
işte böööyle uzmanım biyoniğim..sen arada aslında böyle faydalı bilgiler ver bize iyi oluyor..çok öptüm..görüşürüz:)

ÇiLeK said...

merhaba Pino,
bence çocukları üzme,al .Bak sen,nasıl da üzülmüşsün.Bana uğrasana ,bak yeni açtım blogu.

elmasekeri said...

:) fasuleyeleri unutmustum been:) iyiki hatirlatmissin:) biz efeye almadik daha pinocum, bos resim defterleri ve bissuru boya kalemi aldik, cok fazla ilgili, artik ona cizecek birsey bulamiyorum valla:) ama biraz buyuyunce istiycektir kesin, bize de almak dusecektir:) simdilik eline gecirdigi tum defterleri karalayip duruyor, sonra da sanki cok onemli bir is yapmiscasina guluyo gururla, bekliyoruz bakalim, ama dedigin gibi abuk subuk resimler ve hikaye kitaplari var ortalikta cok dikkatli olmak gerek...

pino said...

çilekcim zaten nineler dedeler bırakır mı..alıyolar her istediklerini:) ben ise kurul olarak eliyorum beğenmediklerimi:) blog hayırlı olsun:) sevgilerle..

elma şekerim aaah ah, benimkilerde aynı..hele arda ne yaptı biliyor musun? tabletimi aldığım hafta beni gördü sen git ben yokken kurşun kalemle üzerini çiz..kafayı yemek üzereydim gördüğümde..neyseki silgiyle temizledim..ne bulsalar karalıyorlar..elmede çok tatlıymış..tabi annesi gururla gösterecek eserini..ne emekle karalıyolar kolay mı:))

crystalsdreams said...

pinocum,çocuk yetiştirmek gerçekten zor iş, henüz hayalde sadece fikri oluşan bebemize boyama kitabı alsam mı almasam mı diye düşünmeye başladım..annelik gerçekten en zor zanaat:)
senin de anneler günün kutlu olsun deer,seninkilerin, senden muhakkak sanatın en az bi dalıyla ilgili yeteneği aldıklarına emin olduumu bildiririm:)
boyama kitaplarına hayııırr, çocuklar özgür olsun ne isterse onu boyasın,gerçi evi boyuyolarmış ama olsuuunn,dekoratif olur belki:p

pino said...

Kristılım sağol:) eee, ne de olsa senin de 2 erkek beben olacak:)İşimiz zor ne diyeyim:) isime ne karar verdin bu arada:) merak içinde beklemedeyiz yani:)
öptüm sevgiler...

Sütobur said...

pinocum cok güzel bir konuya firca degdirmissin..cocuklarimizin hayal güclerini, aslinda iyi niyetli bir hevesle, nasil köreltiyoruz farkinda degiliz..benim "taze anne" olarak fikrim su; boyama kitaplari ne kadar güzel ,ne kadar ayrintili resimler icerirse o kadar cocugumuzun hayal dünyasini sinirlandiriyor..bi de nasil kizariz, boyayi verilen seklin disina tasirdiklarinda...birakin cocuklariniz boyalari tasirsinlar ve kendi resimlerini kendileri yapsinlar..anneler gününü iki kere kutlarim canim (edit:iki kere anne)

. said...

PİNOCUĞUM,
CANIIM ASLINDA AİLEN İYİ YAPMIŞ MUHTEŞEM ÇİZİM TEKNİĞİN VAR AMA İÇİNE OTURMASIDA SENİ ÜZMÜŞ.
AMA KARARI SEN DAHA VERİRİSİN, YAŞADIĞIN DURUM SENİN BAŞINDA ŞİMDİ SEN NE YAPICAN!!!
BU ARADA ANNELER GÜNÜN KUTLU OLSUN !! SEN MUHTEŞEM BİR ANNESİN!!
ÇOK ÖPTÜM CANIM

ibeking said...

seni sen yapan anneni tebrik ederim pinocum..ne şanslısın

pino said...

sütoburcum haklısın kısıtlamak karışmak müdahale etmek en hatalı şey..taze anne olarak olayı çözmüşsün sen canım:)
bende anneler gününü kutlarım yeniden..çook öptüm:)

peacecim çok teşekkürler:)
arayı buluyoruz artık..zaten çok küçükler, onlara genelde kocaman kağıtlar veriyorum karalıyorlar..büyüdüklerinde artık kendileri isterlerse en mantıklısını seçip vericez gibi görünüyor, içlerinde kalmasın:)

ibekingcim sağol:) gerçekten çocuklukta neye karşı yetenek varsa tesbit edilip desteklenmeli..
sevgiler:)

Aslicin said...

Katılıyorum sana. yaratıcılıklarını arttırmalıyız. Ne şeker anlatmışsın bu arada, organik fasülyeler çok orjinal olmuş aslında.

Virginia Valle said...

hello,hello, great post Pino, lovely illo, and soo cute :),more,more

pino said...

Aslıcım, doğru diyosun..yaratıcıkla ilgili bir sürü kitap ve aktiviteler var..araştıracağım bakalım..sevgiler:)

Virginia, hi:)I hope everything is o.k. How was your travel? See you my friend:)

Mr_Turkish_Delight said...

Ben en cok Ali´nin babasini laflarini seviyoru,

Ali topu at, at topu at,atsana oglum, sana at dedimmmmm!!!!
Herse yi en az iki kez söylerlerdi,ne zaman israfi dimi :-)

slmlar
TD

Anonymous said...

Ama Pinooo..

Cizdigin kizlardan kizil sacli sensin biliyorum. Fasulyeleri renkli olan sen degilsin ama arkadasinin da kirmizi ayakkabilari yokmus. Kirmizi ayakkabilar bence renkli fasulyelerden daha guzel.( bu sefer anonymous yapcam kendimi ben)

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...