Wednesday, September 27, 2006

Kader mi bu şimdi?


Son günlerde hep bu konu kafamı kurcalıyor..Kader mi bizi birbiriyle buluşturan yoksa tesadüf mü? Eğer o gün ben bindiğim otobüsü kaçırsaydım, ya da Çağıl'ın karnı acıkıp o kafeye gitmek istemeseydi, ya da eşim dişi ağrıdığı için o randevuyu almasaydı, ya da doktorunun işi uzasaydı, ya da, ya da, ya da...Tüm bunlar olmasaydı biz yine de karşılaşır mıydık? Kader dediğimiz şey bizi bir şekilde buluşturur muydu? Yoksa farklı bir yaşam mı beklerdi bizi?
Milyonlarca kombinasyon bizi beklerken biz bir tanesini seçip bu seçimimizin bize sunduğu hayatı yaşıyoruz. Peki ya diğer kombinasyonlar? Gerçekten en çok merak ettiğim şeylerden biri bu. Başka bir yaşamda başka bir ben mi olurdum? Mutlu olur muydum? Nerede yaşardım? Başka çocukların annesi mi olurdum ben? Herkesin hikayesi aslında benzer raslantılar üzerine kurulu. Zamanda yolculuk edebilme şansımız olsaydı yeniden aynı seçimleri yapıp aynı yollardan yürür müydük acaba?

38 comments:

Hulya Senlik Isik said...

Canım yine aynı yollardan yürürmüydük bilemiyorum. Benim hayatımda önemli dönüm noktaları oldu, herzaman aklımdan geçiririm. Eğer babamı kaybetmeseydim çok daha farklı olurdum. Ne biliyim işte bu olay benim hayatımda dönüm noktasıydı. Hem okul, hem iş, hemde özel yaşantım hepsi zincirleme birbirine bağlı. Hoş tesadüfler, hüzünler, sevinçler... İnsan düşününce aklı almıyor. Kimbilir belki bir gün oturur uzun uzun konuşuruz şekercim. Görüşmek üzere...

Nenoni said...

Zaman hep kendi yolunda ilerliyor.Biz de peşinden koşup duruyoruz.

bilge said...

"kelebek etkisini" hatırlattı bana yazdikların.

Suzan said...

Bende büyük tesadüfler sonunda,eşimle tanıştım.Hatta başka biriyleydim.Aynı okulda,o sonda bende ilk sınıftaydım.Bir şekilde birbirimizi bulduk,pişman değilim.Ama arada bende senin gibi düşünüyorum.Demekki kader diye bişey var.Tekrar başa dönsek tabiiki hayatımda düzeltmek istediğim şeylerde var.Ama oğullarımdan ve kocamdan vazgeçmem.

Oya Kayacan said...

Ne zor sorular bunlar...

Pino'cuğum madem buraayım buradan yazayım dedim. www.kumpanyakimsecik.com yavaş yavaş hareketlensin diyorum. Counter bilgisayar kaydı yaptığı halde (vuruş değil) 80'e vardık galiba. E artık millet eli boş dönmesin. Korhan'ın dediğine göre template hazırlanacakmış. Nasıl olacak, sen bilirsin tabii. İstersen bir mail at bana fikirlerinle, konuşalım... Öptüm seni...

Anonymous said...

merhaba pino
evet tabiki hayatta insanın önüne bazı şeyler biranda çıkar ve o hayatının yönünü değiştirir.. geçmişe bakmak ve acabaları sorgulamak..aslında geçmişte aynı olay başına gelse yine aynı şekilde davranırdın bence çünkü geleceği bilmediğin için aynı kararlara varırdın.. bir çeşit kader bu benim annemle tigeme gözleme yemeye gitmem gibi sanırım(ah köksal orda buldu beni)acabalar insanı etkiler onun için geleceğe bak bitanesi.. ben bazen diyorum keşke gözleme yemeseydim diye ama gözlemenin tadı bazen ballı oluyo bazende acılı ?? ne yaparsın ikisi degüzel zamanzaman nihan

Burcu said...

Sliding Doors filmi aklıma geldi, sorularını okuyunca:)
Öyle ya da böyle, o yoldan ya da bir başkasından, her şey olacağına varıyor bence.

Mutfak Robotu said...

bunun başka türlüsü olmayacağı için böylesi olmuştur. Sen farklı yollardan gitmiş de olsan yine bugün aynı yerde olacaktın belki de...

aman ne bileyim yaaa, derin ve kapkara bir kuyu bu düşününce ! :)

KUGUU said...

Okurken cok sevdgm bir film olan Sliding Doors aklima geldi. Hep boyle dusundurur o da beni. Aaa bu arada gidip blogumdaki son postuma onu da ekleyeyim, film arsivi kuruyoruz ya hani PINO:))

renkler said...

Sevgili Pino,

Bugün bloğumda ben de aslında kaderi sorguladım, kaderi ve kader ile oynamanın ne kadar doğru olduğunu.

Aslında hayat ne ilginç değil mi? Sadece bizim yaptıklarımız değil bizim dışımızdaki insanlar ve olaylar da hayatımızı belirlemiyor mu?

Renkli günler:-)

Anonymous said...

Haklısın Pino,sayısız sayıda olasılık ve kombinasyon seçeneği var yaşamlarımızda.Birbirimizin hayatını farkında olarak ve olmayarak köklü biçimlerde etkiliyoruz.İşte bütün bu seçimlerimiz ve etkilerimiz bizim hayat dediğimiz büyük bir tablonun minik fırça darbelerini oluşturuyor.Hayatın hüzünlü yanlarını koyu tonları mutlu taraflarını da canlı renkler oluşturuyor.Ama uzaktan bakılınca eşsiz bir sanat eseri görünüyor olmalı ;)
Armağan

furki01 said...

bu hep benimde aklımı kurcaladı.seçimim farklı olssaydı yaşamım nasıl olurdu şeklinde merak ediyorum.

omercam said...

biraz kafanız karışık, biraz umutsuzluk, ve galiba biraz da yeni bir yaşa girdikten sonra olağan sendromlardan birisi.ama hayat yinede yaşamaya değer.

selda said...

Farklı bir seçimde farklı bir hayat seni bekliyor olacaktı.Hayata karşı temel duruşun değişmeyecekti belki. Hırçınlık,sevecenlik,şefkat gibi duygular özünde aynı olacaktı ama olaylara ve içinde bulunduğun sosyal duruma göre verdiğin tepkilerin değişiklikler gösterecekti ve işte "o zamanda mutlu olurmuydum" sorunun cevabını da hayata verdiğin tepkilerin belirleyecekti.

mom said...

benimde en cok merak ettigim seylerden birisi secmedigimiz secimlerde nasil insanlar olurduk diye, hayat cok garip...

Tufan Selçuk said...

Aslında ilginç şeyler düşünmüşsünüz. Ama bazen kader ya da şansımızı etkilediğimiz oluyordur bilerek yada bilmeyerek. Yoğun ve tehlikeli trafikte geçit dışından karşıya geçmeye çalışmak şansımızı zorlamak olmuyor mu örneğin?
Yine de ''İnsan öleceğini bilse mezarını kazarmış'' diyor, konuya nokta koyuyorum.
Herşey gönlünüzce olsun.

Tufan Selçuk said...

Bana blog konusunda çok yardımınız oldu, bayağı ilerledik Ömer ile beraber. Şu üst kısıma blog başlığı ve değişmeyen fotoğraf nasıl ekelyeceğiz onları da söylerseniz şimdiden teşekkürlerimi sunarım. Hoşçakalın.

pino said...

hülyacım doğru diyorsun hepimizin dönüm noktaları var galiba..benimkiler hep tesadüf üzerine:)evet umarım konuşuruz bir gün..hayat bu belli olmaz:))

nenonicim yakalayamıyoruz ne yazık ki koşuyoruz ama..en azından ben çemberde dönen hamster gibiyim şu sıralar:))

bilgecim evet çok sevmiştim o filmi ben..hatta Bülent ile hep gülüyoruz yine Feycan'da olsak masamıza gelip oturur muydun diye:))

Suzancım ben de vazgeçmem..Hele bebelerimmm..:) onlar minik canavarlarım benim..ne kadar yorsalar da canımı da çıkartsalar hiçbirşeye değişmemmm:))

Oya Hanımcım..tabi ki mailleşirizzz:))

Nihancım öldüreceksin beni sen:)) Vallahi biz de karışık tost yemiştik çayla birlikte:)) Ama iyiki de yemişiz boşver:)) Bu arada biz halaaa gelicez di mi:)) Artık bayram sonrası olur:) çok öptümmm..gelirken gözleme de yapıp getiririm ben:))

burcucum merhaba özlemiştim seni:) hakikaten temel şeyler değişmiyor..mesela ben ne olursa olsun yine çizerdim herhalde:)))

mutfak robotcum yukarıda da yazdım..aslında huylarımız, yeteneklerimiz ve karakterimiz başlı başına etkiliyor bence..ben inatla çizim yapıcam dedim ve yaptımmm:))

kugucumm dünyadan haberin var mı diye sor sen:)) ne arşivi? bak kaçırmışım yine:))

renklercim tabi ki diğer insanlar da etkiliyor her şeyi..Armağan ne güzel anlatmış yorumunda..Hayatı fazla sorgulamak anlamsız aslında..yuvarlanıp gidiyoruz hepimiz işte:))

Armağancım öyle güzel yazmışsın ki ben daha bişey ekleyip bozmayayım:) Tablo benzetmesi harika..keşke hepimizin tablosunda canlı renkler ağırlıkta olsa!!

Furki merhabalar hoşgeldin:) Evet aslında yapmadığımız seçimlerin sonuçlarını bize dvd şeklinde verseler de oturup izleyebilsek ne güzel olur du değil mi:)))

ömer bey yok canım umutsuz karışık falan değilim ben:) yaptığım seçimlerden çok mutluyum ama sadece geçmişe dönüp ya olmasaydı diye bir kurcalama hali bu:))

seldacım değişik sosyal konumlarda Pino'lar düşünüyorum ben:) farklı olur muydu cidden?..olurdu sanırım...Bazen hayat o kadar acımasız oluyor ki..çoğu zaman şükrediyorum sağlıklı ve mutlu bir ailem olduğu için..gerisi boş geliyor..

Mom'cum..Ben İstatistik okuduktan sonra bankacı olsaydım eminim ki mutsuz, depresif, iğreyynç bişey olurdum:) Tanrı sizi korumuş vallahi:)))

pino said...

Tufan Bey vallahi güldüm..Konuya noktayı iyi koymuşsunuz:)
Bu arada kalıcı resim dediğiniz şey avatar mı? Onu Edit kısmından yapıyorsunuz..İnternette yayınladığınız bir resme link vererek..
Diğer başlık olayı ise yine template'den değişiyor.. ben hiç denemedim..ama öğrenip mail atarım..sevgilerr

denizanasi said...

ben de istemeden de olsa uzun süredir kaderci oldum. bazi seyler degistirmek mumkun degil. yani acaba boyle olsaydi nasil olurdu diye bir soruya cevap yok sanirim. cünkü yollar tek.kader:)

Anonymous said...

Ben de diger secenekler olsaydi nasil olurdu bilmek isterdim, ama kadere inandigim icin benim icin en iyisinin bu olduguna inaniyorum (ya da inanmak istiyorum). Sevgiler.

Mercan said...

Bizi yönlendiren birşeyin olduğuna inanırım ben. Ne yaparsak yapalım, sanki bizim için hazırlanmış bir program var ve bunun dışına çıkamıyorsun. Herşey adlandırıldığı gibi buna da KADER deniyor.
Mesela ben, sevgili kocamla tanışmadan önce, erkek arkadaşımla gayet mutluydum. Sonra bir eylül ayında birşey oldu ve ayrılma kararı aldık. Nedeni yoktu. Ve ayrıldığımıza ikimiz de üzülmüştük. Yani durup dururken ayrıldık. Ve aradan birkaç gün sonra ben eşimle karşılaştım. İlk bakışta aramızda elektriklenme oldu ve o günden beri beraberiz (10 yıl oldu).
Bazen ben de düşünüyorum. Erkek arkadaşımla ayrılmasaydık ne olurdu diye. Herhalde eşim ilgimi çekemezdi. Ama olacağı varmış işte. İyi ki de olmuş:))

Anonymous said...

Pino,

Birak sen simdi bunlari,

Ne iyi olmus da bulmussunuz birbirinizi...

Olmasaydi, olsaydi, ne olurdu...

Keskeler, nasil olurdular, bitmeeezzzz...

Hayat biter, merak bitmez...

Dogamizda var, insaniz ondan...

Bir kere bu iki bebe olmazdi, sen belki uzak diyarlarda master, doktora yapmis, memleketi cok ozlemis ve donmus olurdun; yani kadere inanmiyorum ben, ne yani kaderimde yazili herhalde deyip ayni dili konusmadigin bir adama Ingilizce "I Love You" derken ayni duyguyla sarilabilir miydin? Ben yapamazdım... Mesela dedik!

?

Bilmem...

Boşver!

2 gün sonra doğumgünün, oh ne güzel!

D.A.K. :)
hit hit hit hit hit :)

Anonymous said...

haklısın pino hala sizinle benim evde bir türlü buluşamadık.. inan hep aklımda gelmeniz ama bir türlü nasip olmadı;( neyse bitanesi sana artık bişi diyemiyoyum...çünkü haklısin neyse en kısa zamanda görüşmek umuduyla artık sizi çok özledimm nihan

Nikoçara said...

Pınocum bunu ben de çok sık düşünüyorum bu aralar...Hayatımda dönüm noktası olabilecek anlar oldu, o anlrda seçtiklerimi değil de başka şeyleri seçseydim şu anda nerde ne yapıyor olurdum diye çoook düşünüyorum....ve cevabını bulamıyorum..ama şu bir gerçek ki kader var ve biz irademizle birşeyleri seçiyor olsak da önümüze gelen seçenekler de yine kaderimiz tarafından seçilmiş oluyor zaten.......

vintage biscuit said...

pino cum bende bazen bunu dusunuyorum . Ali ile tamamen tesaduflerle baslayan ve 6 seneye giren bi aski yasiyoruz . kafami yastiga koyunca dusunuyorum ya onu tanimasaydim ...sonra Ali ye soyluyorum bunu . erkekler bizim gibi derin dusunmuyor ... amann neler dusunuyosun bak biz beraberiz diyor :))
cok farkliyiz cokkk:)

Sevgi Kambek Taşveren said...

merhaba Pınar cım uzun zaman oldu biliyorum bir türlü girip okuyamadım yazdıklarını emin ol yine buluşurdunuz ya da buluşurduk ben İstanbul dayım En kısa sürede görüşmek üzere hoşçakal
Sevgi

Anonymous said...

Tesadüf diye bir şey yokmuş, tevafuk varmış. Yani Allah'ın dilemesiyle karşımıza çıkıyormuş herşey. Seçimi biz yapıyoruz ama o bizim ne seçeceğimizi zaten biliyor ;)

İyiki de diliyor. Şimdi Bülo dan başkasıyla olmayı düşünebilir miydin? Ben şahsen eşimden başkasıyla olmak istemezdim, düşündükçe şükredip duruyorum..

Ne demişler Mevlam neyler neylerse güzel eyler...

pino said...

denizanasıcım, gerçekten kaderin önüne geçilmiyor ama en azından elimizden geleni yapıp sonrasına kader demeliyiz bence:) çok öperimm..sevgilerrr..

pınarcım, merak zaten doğamızda var..ben çok mutluyum şu halimden ama hep kafamı kurcalıyor ya başka türlü nasıl olurdu diye:) merak kediyi öldürürmüş diye bir lafta yok değil hani:)

D.A.K cım evet kesinlikle Arda'mı Deniz'imi dünyalara değişmem ben..onlarsız yaşam düşünemiyorum bile..Bulo'suz da tabi ki..Ne kadar çok mesleğimi sevsem de o kadar çok şeyden vazgeçtim ki onlar için seve seve..çok öptüm senii ve Deniz'inin:))

Nihancım biz de özledik..vallahi belki de baskın yaparız iftar sonrası bir gün:))

nikoçara merhaba:) yani herşey ne yapsak yapalım olacağına varıyor değil mi:) Ben artık her işte bir hayır vardır'cı oldum:))

vintagecim ha ha ha tabi canım sen ne bekliyorsun erkeklerden:) Bulo'da öyle..hiç birşeyi sorgulamaz..ben kurcalarım hep..sanırım bu kadınların doğasında var..kedi gibiyiz biz:)

sevgi'cim merhaba..İstanbul'a mı taşındınız? duymuştum birşeyler ama tam olarak bilmiyordum..Çok sevindim senin adına:)) Umarım birgün bizde geliriz:)))) ama sanırım uzunca bir süre sonra ühü:)) (sen nedenini biliyorsun:) çok öpüyorum..ve kocaman mutluluklar diliyorummm:))

anonimuscum keşke ismini de yazsaydın..dediğin doğru tabi bende Bülent'in yerine başkasını düşünemiyorum..hele bebelerimi hiçbirşeye değişmem..bu sadece meraktan:) geçmişi düşünme ve detayların, anların yaşamımızı nasıl etkilediğini düşünmek..sevgilerlee:)

aqua said...

bence cesitli yollar yok 1 hayat yolumuz var ve onu yasıyoruz.sliding doors fılmını severım ama oyle seceneklerımız olduguna ınanmıyorum.

ceyda'nın tükkanı said...

Ya ben de hep merak etmişimdir:) Ama kadere kesin inaniyorum yoksa Ankara, işyeri, Pino, blog nerdeeee olacaktı:))) Başka ne olacaktı da ben yaşayamadım şimdi bak görüyo musun:))))

hayal said...

evet gercekten de sliding doors bunu sorguluyordu tam da.. ben de kadere inanırım ve bence bircok farklı yol var seçeneklerde, biz yolumuzu seçmekte özgürüz ama varacağımız hedef kader ve onu değiştiremeyiz diyorum

Anonymous said...

Ben, belki suan icin cok az yasadim. Ama secim sansi olsa tek birseyi degistirmek isterdim. Bu okulum, ailem ya da kendimle alakali diil. Boylesi de daha iyi zaten. Cunku degistirme sansimiz olmadigina gore ufak pismanliklarin olmasi bizi o kadar da yaralamaz...

Kader diyelim gecelim...

esintiler... said...

Ah Pinocuğum ah!
Kimse açık açık söyleyemez ama inan herkesin kafasında başka kombinasyonların olası görüntüleri gelip gider... Benim evliliğim de böylesi kombinasyonların içinden tam da kura çeker gibi oldu:)) İçinde yaşadığımız toplum bizleri öyle şartlandırmışki... Kombinasyonlar yaşamak(!) erkeklere özgü...Geçen akşam NTV'de Beya^'ın programında Yeşilçam Sineması tartışılıyordu... Siyah-beyaz görüntülerde vardı doğal olarak! Ayhan Işık sevdiği kıza ne diyordu biliyor musun? "Sen benim ilk değil ama son kadınım olacaksın!" Büyük oğlumla başabaşa izliyoruz... "Yahu" dedim... Şimdi bu repliği kız söylese o zaman ya da bu zaman ne olur acaba? Kan çıkar kan! Bir kız diyecek ki erkeğe... "Ben diğer kombinasyonları da denedim... Sen de karar verdim!" Biraz konun çok dışına mı çıktım ne? Ama inan bize kombinasyon falan haram kardeşim... Tek yol .....! Başka yol yok! Acaba?

pino said...

aqua'cım seçenekler çok aslında ama mantığımız ve duygularımızın yönlendirmesiyle seçiyoruz bir tanesini..Kader'e inanıyorum ben ve yaşadığımız her olayın bir nedeni olduğuna..sevgilerlee:))

Ceyda'cım gerçekten öyle:) hele sizin İstanbul'dan kalkıp gelmeniz..önceden aklına gelse gülüp geçerdin herhalde..İyi ki kader karşılaştırmış bizi ayrıca:)) bak ne güzel!!

hayalcim..evet önüne geçilmiyor bazı şeylerin..hayat çok karmaşık ilişkiler yumağı..yaşayıp gidiyoruz işte:)

banicim ben de bir şeyi değiştirirdim o da okuduğum okulu..şimdiki aklım olsa güzel sanatlara giderdim..gerçi sevdiğim işi direttim yapmak için ama o zaman belki daha az zaman kaybederdim..

esintilercim aslında şu devirde hiç öyle değil:) görmüyor musun tv'lerde devrimci kadınlarımızı:))
şaka bir yana ben Bulocuğumla iyi ki evlenmişim diyorum..hani öyle hissetmeseydim ne yapardım onu da bilmiyorum..Mutsuz olurdum herhalde..Bu arada umarım ben de oğluşlarımla eski Türk filmlerini izleyebilirim ilerde çok özendimm:)))

Anonymous said...

Ben de zaman zaman aynı şeyi düşünüyorum.Richard Bach'ın Bir diye bir kitabı vardı bu konuyu anlatan.
Acaba başka boyutlarda biz farklı seçimlerimizi yaşıyor muyuzdur?
Yada bunları düşündüğüm için ben kafayı mı yiyorum???

Zeya

Anonymous said...

Hayatta birseye evet derken yuzlercesine hayir demis oluyoruz...Mutlulugumuz da o "hayir" dediklerimizi unutup "evet"in tadini cikarmaya bagli buyuk olcude sanirim.
degisik senaryolar, degisik bir sahne kostum ama sonuc ayni olurdu.. Kader mutlak kaza bulurdu ve buluyor ve bulacak...

Arzu Pınar said...

Selamlar,
Bana da ilk olarak Sliding Door filmini hatırlattı yazdıklarınız. Bence karşılaşacağımız kişilerle yolumuz bir şekilde çakışıyor. Belki de kader denilen budur. Ama sonrasında birarada olmak ya da olmamak noktasında kararımızı veriyoruz. Gerçi bir insanı çok iyi tanırsanız, çocukluğundan bu yana aldığı eğitim, ailesi, çevresi vereceği kararlar bile önceden tahmin edilebilir. Güzel olan yaşamı her an resetleyebilerek, önyargısız ve capcanlı insanlar olarak kararlarımızı almak olurdu.Ve de tüm varlığımızla kararlarımızın arkasında durmak.
Sevgiler,
Arzu

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...