Monday, January 29, 2007

Hürriyet Ankara'da Bugün

Ben balığı öyle marketlerden falan almayı sevmiyorum. Şehir merkezinde işim olduğu zaman mutlaka uğruyorum Sakarya Caddesine, oradan alıyorum. Hem balıkçıların yanında bol yeşillik alabileceğim manavlar ve de ünlü Turşucu Hüsmen Ağa var..bence büyük alışveriş marketleri bu güzellikleri öldürüyor. Kahvaltılıkları şarküterilerden, eti kasaptan, sebzeyi manavdan almak istiyor insan..ama sanırım bu hayat şartlarında bu bile lüks kalıyor..Herşey hızlı olmak zorunda ya, kim gezecek o kadar yeri. Herşey derlenmiş toplanmış paket hizmet olarak sunuluyor..İşin duygusal tarafı da ölüyor haliyle..Hızlı tüketim dedikleri bu olsa gerek..
not: İstanbullu blog arkadaşlarım, arada bir denizin kokusunu içinize çekin benim için oldu mu:)

15 comments:

Anonymous said...

hakikaten ya marketten balık mı alınırmış?? ama burada öyle olmak zorunda oluyor işte.. bu konuda össlemle biz çok muzdaribiz.. denizin koynundan kopup gelmişiz; ne deniz kokusu ne taze balık, ne de denize olta sallayabilme..

hayatbizim said...

Ben de büyük alışveriş merkezlerinden pek hoşlanmıyorum. Sebzenin, balığın, peynirin alınması gereken yerler belli aslında... Sizin için İstanbul'da deniz kıyısına inip bir nefes çekeceğim... Günlerinizin keyifli geçmesini diliyorum...

Nese D.O. said...

Kaslı okyanus balığı yemekten iyidir sevgili PİNO!

Nerede caaanım hamsi, nerede istavrit, nerede nerede? Murat' la oltaları kapıp kendimizi Boğaz' ın kıyıcığına attığımız o "sevgili" günlerimizi de özledim...

Roka, Rakı, Balık sözün var unutma!!

Not: Midye dolmacılar var mı hala Sakarya' da?

BGM said...

Pino'cum yarın sabah boğazı vapur ile geçerken senin içinde bol bol hava depolayacağım... :)
Sevgiler..

Anonymous said...

O Sakarya ne canli bir yer degil mi? Ben de oradayken oradan balik ve bol bol salata malzemesi almistik. Simdi ariyorum tabii boyle yerler. Ama marketler disinda boyle bir yer bulmanin imkani yok. Neyse ki hala Turkiye'de ayakta kalabilmis durumdalar.

Anonymous said...

Pınarcığım, balık balıkçıdan alıp seçince güzel ama herkesin şansı olmuyor.

Buaralar balıklar çok lezzetsiz, İzmir'e gidesim var :)

Anonymous said...

Ankara da da Kızılay da balık yedim ama istanbulda boğaz kenarında balık yemeği hiç bişeye değişmem..

Anonymous said...

Eski bir Ankaralı olarak Zonguldağa ilk geldiğim yıllarda denizi görmeden kokusunu alırdım uzaktan.Şimdi alıştım tabii ,artık ancak dikkat edince deniz kokusunun farkına varıyorum.Ama senin için iş yerimdeki odamın camını açıp bol bol denizi koklıyacağım.
Not:valla nispet yapmak için yazmadım:))

Anonymous said...

Sevgili Pino, bazen balık ayıklarken ellerimi burnuma götürüp gözlerimi kapatıyorum. İçime çekip "ohhhh izmir" diyorum. Benim için çok zor oldu Ankara'da deniz olmadan yaşamak. Eminim deniz kıyısında büyümüş her sonradan olma Ankaralı için de bu böyledir. Burnumda tüttü bak gene :)

Anonymous said...

teknoloji hayatimizi kolaylastirdigi kadar da bizi hayattan uzaklastiriyor aslinda. elimizin altinda her imkan oldugu halde eskisi kadar birbirimizi aramiyoruz bile. mahallemizde selam verdigimiz bir bakkal amcamiz yok artik. o marketlere girip eve 2- 3 seferde ancak tasiyabilecegimiz alisverisler yapip, surekli tuketiyoruz.

seninde benim gibi Istanbul ozlemi cekiyor olman, cizimlerinin bu kadar guzel olmasi bir cirpida butun blogu okumama neden oldu sabah sabah :) ellerine saglik.

Burcu said...

Gel de birlikte yapalım bunu, çabuk hallet işlerini bekliyoruz;)

Meltem Sözer said...

Ben de hiç sevmiyorum herşeyin bir arada olduğu marketleri alışverişin zevki kaçıyor. Ayrıca sakaryada ki dönerleri de felaket özledim. Sen de benim için döner ye olur mu?

KIKI'S DESIGN said...

çok güzel olmuş pinocuum ellerine sağlık:)
hafta sonu ben de gittim balık almak için ve ne zaman balık almya gitsen aklıma memleketim Yunanistan gelir...neyse ben balıklara bakarken arkamdan biri bişeyler söyledi türkçe ama aksan yunan aksanına benziyodu ben de sana öle geliyo dedim...sonra bir daha bişeyler söledi ama bu seferkiler yunancaydı...allahım çıldırıyorum herhalde diye düşünürken arkama döndüm ve bir annenin çocuğuna yunanca
-yapma evladım rahat dur kızacaklar dediğini duydum ve dayanamayıp karşılık verdim...o kadar iyi geldi ki ayaküstü biraz sohbet etmek sandım ki bir anda Yunanistandayım....
paylaşmak istedim:)
bu arada sobelemiştin ya...görevimi yerine getirdim biraz geç oldu ama "SİGNOMİ":)

pino said...

Arkadaşlar yeni versiyona geçtim ve çoğu yorum anonim görünüyor:(
ama ben aklımda kaldığı şekli ile cevaplıyorum:))

Coffecim, haklısın..denizin kokusu ile büyüyenlere Ankara'da yaşamak zor gelir..ben ki burada doğup büyüyüp denizi özlüyorsam sizi tahmin edemiyorum..ama isterseniz Eymir'de olta sallayabiliriz:)

hayatbizim hoş geldin:) çok teşekkürler deniz nefesi için:))

Neşecim..hala var midye dolma..ve de Amerikadaki tüm arkadaşlarıma söz rakı balık olayı:)
Denizciği öperimmm:)

Begümcüm teşekkürler canım:)

Ycurl'cum..evet bende bayılıyorum cıvıl cıvıl..rengarenk:)..Vallahi ben ve Bülent bu tip yerleri desteklemek adına mutlaka uğrayıp bir iki şey alıyoruz..

Aslıcım, cidden lezzetsiz mi? Bak şimdi farklı mı İzmir'in balığı..hiç yemedim daha önce orada..benimde gidesim geldi şimdi:))

Dreamer, tabi ki deniz kıyısında yemek apayrı bir zevktir eminim..biz burada en fazla göl kenarında bunu yaşayabiliyoruz:)..

Nenonicim kokla valla ne nispeti..çek içine bol bol..ühü:)

Elifcim, bende bazen aynı şeyi yapıyorum:) Ama inan deniz kenarını bırakıp buralara gelenler için çok üzülüyorum..eminim çok özlüyorsundur..en yakın zamanda görüşmek üzere:)

Daphnecim çok teşekkür ederim:) evet çok seviyorum İstanbul'u ..fırsat buldukca gelmeye çalışıyorum..Sanırım bu deniz tutkumdan dolayı ufaklığın adını Deniz koyduk biz:)

Burcucum..umarımm umarımm umarımm geleceğimmmm:))

Meltemcimmm bak şimdi hamile hamile canın çekti di mi..tabi ki yerim senin için:) bebişi öperim çok:)

kikicim sabah konuştuk ya iyi geldi:) ayarlayabilirsem geleceğim yanınaaa...öptümm:)

Şehir Melekleri said...

Sevgili Pino,
Sitenin ve Ankara'yı seviyorum serinin bir süredir takipçisiyim.Tüm olumsuzluklarına rağmen insanın yaşadığı şehrin güzelliklerini görmesi,sevmesi gerekiyor diye düşünüyorum.
Bu arada çok güzel bir konuya değinmişsin. Çok fazla 'fast-food' bir hayat yaşıyoruz son yıllarda, ben de bundan mutsuz olanlardanım. Hep bir yerlere geç kalıyoruz, birşeyleri yetiştiremiyoruz. Avare öğrencilik yıllarımı özlüyorum bazen. Seni de kutluyorum 2 çocuk ile bu kadar şeyi yapabiliyorsun.Ben bunu şimdilik hayal bile edemiyorum :)
Sevgiler
Zuhal
www.sehirmelekleri.com

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...