Monday, March 12, 2007

Çıkrıkçılar Yokuşu


Ankara'lı olup kale taraflarına gitmemek!!..çok ayıp çok:)

15 comments:

Nenoni said...

Kale içinde Zenger paşa konağına git.Benim ve Ankaralı olup uzaklarda olanların yerine bir güzel Paşapidesi ye olur mu.Gerçi ben bu sene Ankaraya çok geldim ama hastalıktan gözümüzü alıp gidemedik kaleye.

yemek senligi said...

Eşim Ankara'lı ama hiç beni götürmedi oralara :(
Geldiğimizde gitmek istiyorum, çok merak ettim canımcım.

Öperim çok

KIKI'S DESIGN said...

ben deeeee:)))
ellerine sağlık:)
çok öpüyorum seni!!!

bembi said...

bence de ayıp! ben sonbahardan beri kaleye ve samanpazarına sepet almaya gitmek istiyorum ama nerdeee :) biri kolumdan tutsa da götürse!

pino said...

nenonicim, gittiğimizde mutlaka uğruyoruz zaten kale içindeki kafelere..bu sefer de zenger'e gideriz senin için:)

hülyacım gelecek sefere çıkın kaleye değişiklik olur hem:) eminim çok hoşlanırsın ara sokaklarını keşfetmekten..

kikicimmm..nerdesin senn...bir sürü malzeme aldım dün:) ona göre:)

bembicim şu anda kar yağıyor..açsın havalar ben dürterim hepinizi:)) geçen sefer toplaşmıştık bloggerlar olarak kalede..yeniden yaparız hem sende sepetini alırsın bu sırada:)

Defne said...

Tamam çok ayıp, üç yıldır gitmedim o tarafa :(. Ama dur bir dinle, zaten iki yıl yurtdışındaydım, sonraki 8 ay da hep başka başka telaşlar içinde, diğer "Ankara'yı seviyorum, çünkü.." lerle uğraşıyordum :)). Daha öncesinden benim çok kendimi kaybetmişliğim vardır oralarda. Gelecek sefere ben de gelmeyi çok isterim.

DAMLA said...

Ahh ahhhh...
eski günlere götürdün beni Pinocum!!...
Hala çok özlüyorum ben Ankarayı...

Aslı said...

Pinocuğum kaçırdığım postlarına baktım da, arkadın olduğum için bir kere daha gururlandım. İleride şöyle diyeceğim, ben bu kızı tanıyorum !

Aaaa diyecekler.

Yani tanışmıyoruz fiilen ama tanıyorum işte...

Aslı said...

arkadaşın... ;)

parkeolog said...

çizimlerinizi çok beğeniyorum.. siteniz ve çizimleriniz gerçekten çok hoş pino..

Nese said...

Şimdi ben buralarda gri ve siyahın dışında renkler eklemeye çalışırken yaşantıma -biraz da ümitsizce-, olacak şey mi? Böyle ortalık yerde bundan bahsedilir mi? Nisbet yaparcasına... Cık cık ve de yine cık!

Kargaşayı, kavgayı, gürültüyü-patırtıyı, rengi, cümbüşü arıyorum. (Sana göre "aranıyorum" ya neyse!)

Anadolu Medeniyetleri Müzesi'nde çay içmek vardı şimdi "Neolitik" e karşı...

Özlemin de bu kadarı olmazki kardeşim!

Neşe D.Ö.

pino said...

Defne'cim uğra vallahi:)İncik boncuk kumaş alırsın hem:) çok güzel kafelerde var..İhmal etmeyin eski Ankara'yı canım:))sevgiler kocamanından:)

Damla'cım insan uzakta olunca daha bir özlüyor değil mi..Ama Bartu'yu da alıp kaçıp gelirsiniz birgün:))

Aslı'cım hi hi.güldürdün vallahi:) meşhuuuur çizer pino:)) çok teşekkür ederim canım..bu arada fiilen tanışmasakta içimizi dışımızı biliyoruz blogcular olarak..düşünsene en yakın dostlarımızla bile bu kadar sık görüşemezken bloglar sayesinde hepimiz 24 saat birbirimize konuk olabiliyoruz:))

parkeolog hoşgeldin çok teşekkür ederim:))

Neşecim geleceksin buralara ve altını üstüne getireceğiz Ankara'nın..sık dişini az kaldı:))

gazel vakti said...

Bu yaz haziran 3, haftası bir haftalığına Ankara'ya gelicem ve Çıkrıkçılar Yokuşu'na mutlaka gidicem harika çizmişsin yine yaşadım çizimini sanki ordaymışım gibi. Tabiki kale tarafınıda.

SaNeM said...

Pino! Ben bu çizimleri çok beğeniyorum, çok..

Sevgiler

Derya said...

Selamlar çok güldüm ben bu Ankarayı seviyorum çizimlerine :-) elinize sağlık
Ben de bugün ne tesadüftür ki çıkrıkçılara gidiyorum :-) daha önce gittim ama ayrıntılı gezememiştim, 2 yıldır evlilik sebebiyle Ankarada yaşıyorum da :-) sevgiler

Derya

www.bolbolye.com

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...