Monday, April 13, 2009

Yumurta Projesi Kabusu

Geçen hafta Arda ve Deniz şeffaf plastik bardaklar içinde birer yumurta taşıyarak geldiler kreşten. "Hayırdır nedir bu yumurtalar?" diye masum masum sorduğumda başımıza geleceklerden habersizdim tabi ki. Meğersem bu bir hafta sürecek bir sorumluluk projesiymiş. Çocuklar beş gün boyunca bu yumurtaları yanlarında kırmadan taşıyacaklarmış.  
Bizimkiler de iyice havaya girmiş vaziyette. 
Deniz Peknos adını verdiği yumurtasını koyacak yer bulamadı. Garibim yumurta elinde dolanıp duruyor. Arda ise Civciv adını verdiği yumurtasını gelir gelmez girişteki dolabın üzerine koydu ve sabaha kadar uyuyacak burada diyerek olayı çözdü. Deniz ise Peknos aşağı Peknos yukarı evin içinde fır dönüyor. Yemek yiyoruz baş köşede, puzzle yapıyoruz sehpanın üzerinde.. Mutfağa su almak için birlikte koşarlarken pat diye bir ses! Arkasından bir çığlık "Peknos öldüüüüüüüü... Böhüüüü!" Anne yüreği dayanır mı. "Dur , tamam sakin ol.. hemen yaparım ben sana bir Peknos daha" diyerek kendimi cezveye yumurta yerleştirirken buldum. Neyse 10 dakikanın sonunda 2.Peknos hazırdı. Birlikte yine zibidiliklere devam ettiler. Yatma faslı geldiğinde Peknos'un da kendi yatağında yani plastik bardağında yatması gerektiğini söyledim. Tam "Ama anneeeee" derken pat diye bir ses. 2. Peknos'da yumurta cennetini boylamıştı. Tabi arkasından bildik çığlık ve "Peknos öldüüüüüüüü..böhüüüüüüü" Bu sefer tepeler atmıştır tabi ki.. "Tamam artık yatıyorsun! Sabah kalktığında hazırlayacağım sana yeni Peknos'u.." diyerek 2. Peknos'u Bülent'e yedirdim:)
Sabah olduğunda çok sorumluluk sahibi!! bir anne olarak 3. Peknos'u da 10 dakika haşladıktan sonra bebelerin odasına uyandırma servisi olarak girdiğimde Deniz daha hiç bir şey demeden yataktan doğrulup "Peknos'um neredeeee?" diye bağırdı. Hemen koşup getirdim. Bu sırada Arda uyandı. Giyinme faslından sonra Arda'da koşup Civciv'i eline aldı. "Bak anne benim Civciv'ime hiç bir şey olmadı" derken pat diye bir ses! Tabi arkasından bir çığlık "Civciv öldüüüüüüüüü..böhüüüüü....." Çıkmamız için tam 4 dakika var. Kan beynime fırlamış vaziyette. Koşup buzdolabından çıkarttığım yumurtayı cezveye atıp 3 dakikada pişmesi için ocağın altını iyice açınca kaçınılmaz olarak hayata 3 kocaman çatlak ile başlayacak yeni bir Civciv'imiz olmuştu. Hemen düzgün görünen yerini yukarıya getirip çatlak yerlerini bardakta bulunan süslerle saklayıp "Bak, eğer Civciv'i bardaktan çıkarırsan çatlar . Tamam mı? " diyerek olayı çözdüm. Arabaya binerken Bülent "Akşama bir koli yumurta alayım mı?" diye sorduğunda ben dolapta kalan yumurta sayısını hatırlamaya çalışıyordum.
Ayrıca öğretmenimize de başımızdan geçenleri yazdım. Tabi günün akşamında öğretmenimizden küçük bir fırça yemiştim seri Peknos üretimim nedeniyle:)) Tabi ya , bu çocukların sorumluluk projesiydi, ama hangi anne çocuğunun boynu bükük kırık yumurtasıyla okula gitmesini ister ki:)) 
İlk günü atlatmıştık. İkinci gün sakin geçmiş, 3. Peknos ile 2. Civciv birbirlerine alışmışlardı. Ama Arda yavaş yavaş bu işten sıkılmaya başlamıştı. Her sabah ya ben ya Bülent elimizde 2.Civciv peşinden koşturup durduk unutmasın diye. Neyse ki bu çok uzun sürmedi, halimize acımış olacak ki üçüncü günün akşamına eli boş bir şeklide döndü eve. 
Bülent "Arabaya binerken elindeydi." dese de birden sırra kadem basmıştı 2.Civciv. Arda ise sorduğumuzda yüzünü buruşturup kaçıyordu. Dördüncü gün olayı öğrendik. Bizim velet arabaya binerken atmış 2.Civciv'i. Bu sorumluluk projesini sıkıcı ve aptalca bulmuş:) Sorunu kökten çözmüş:) 
Deniz ise tam tersi acayip bağlanmıştı 3. Peknos'a. Geri kalan günlerde onunla idare ettik:) Beşinci günün sonunda ailecek rahat bir nefes aldık:) 
Proje bitti. Ama Deniz hala Peknos'unun hayaliyle yaşıyor. Dün kahvaltı yaparken haşlanmış yumurtayı burnuma sokup "Anne bak, Peknos gibi kokuyor değil mi? Ne güzel!" diyerek bana resmen korku filmi atmosferi yarattı:)) Umarım bir daha böyle bir proje ile gelmezler eve. Gerçekten zorluk çekiyorum yeni eğitim sisteminin mantığını anlamakta. Pazarda limon sattırsam eminim çok daha sorumluluk sahibi olur bu tosbağalar. 

Bu şarkı "Yumurta Bebekler Projesi" kapsamında perişan olmuş ailelere adanmıştır:))


Runaway Train - Soul Asylum

40 comments:

Anonymous said...

Proje çok gıcık! Ama oykusu güzel. Peknos'u çok sevdim. Civciv'i de. Ama yumurta kokusu? İyk... böyk...

Pinocum kahramani yumurta olan oykuler yazalim. Peknosun oykuleri...

Tugba Can

Belgin said...

Pinocum, cok güldürdü bu senin yumurcaklar beni. Böyle Projeler galiba cocuklardan cok, ebeveynler icin yapiliyor, bizlerin sabrini denemek icin gelistirilmisler anlasilan:))
Sevgilerimle

benimkuzum said...

çok güldüm , hala gülüyorum :)
elime her yumurta alışımda hatırlar gülerim artık çok güzeldi

figen said...

bende bu projeyi geçen yıl duyup oğlumun öğretmenine söylemiştim sizde yapsanız diye oda pek iyi gözle bakmamıştı bu yaş çocukları birde hayal kırıklığı yaşamasın diyerek..ama sizin hikayeye bayıldım doğrusu:)

özii said...

Kesinlikle çok güldüm pinocum .. Kendimi o halde hayal ettim de Peknos canavarı olabilirdim Düşünsene bir koli yumurta yarısı peknos yarısıda civciv ...

Sorumluluk filan yok aslında , işin özünde ailenin sabrı sınanıyor sanırm. Pek çok performans ve proje ödevinde olduğu gibi. Çünkü çok bağlanıyorlar ve üzülmesinler diye projeye de gölge düşüyor. Peknos demek ha ? Çok sevdim

Pino said...

Tuğbacım yapalım cidden.. ilk serimizi bitirelim ama önce:)) öpptümmm:))

Belgincim kesinlikle haklısın.. bir de ben güya her şeyi kendileri yapacak.. hiç müdahale etmeyeceğim diyen bir anneyim.. dediğime bak yaptığıma bak:)) insan elinde olmadan üstleniyor her şeyi:))

Benimkuzum, sorma:) aynen, evdeki tüm yumurtalara bakışım değişti bir bilsen:))

Figencim, aynen, hayal kırıklığı kısmı insanı eritiyor.. bir de kırılınca yüzlerindeki o ifade.. dayanamayıp hemen yenisini hazırlıyorsun tabi:))

Öziicim haklısın.. kreşte böyleyse ilkoulda ne yapacağız hiç bilmiyorum.. düşünsene 2 veletin projeleri ile geçecek kaç yıl:)) Herhalde 8 yılın sonunda nirvanaya falan ulaşırım.. di mi:))

guguk kuşu said...

minik bi çiçeğin bakımını verseymiş ya proje olarak. yav kızmayın ama ben bu öğretmenleri anlamıyorum valla.

MAVİANNE said...

çok hoşşşş :)
lalenin kızı da öğretmen ve bu projeyi öğrencilerine yaptırmıştı
sende de okuyunca şaşırdım

çocukların sorumluluğu arttı mı bari ?

Pino said...

Guguk kuscum onu da yaptik.. Yapmadigimiz sey kalmadi hatta:)) Fasulye cimlendirdik, cicek yetistirdik,.. Daha bir suru sey..

Maviannecim, benim sorumluluğum baya bir gelişti diyebiliriz:) Benden fırsat bulamadı ki bebeler:))

DÜN BUGÜN said...

çocuk için zor bir projeymiş,ama anlatım süper,sevgiler

ŞuŞu said...

pinocummm süper hikaye çokk güldüm çokk.

KARDELEN said...

Sevgili PİNO,
ÇOK GÜLDÜM HEM DE ÇOK. Veli ve öğretmen bakışının ne kadar farklı olabileceğini bir kere da ha anladım.Bu projelerde illede yumurta olmasına gerek yok tabii. Ama genelde 2. dönemin ortasına doğru çocukların artık pek çok şeyi başardığı görüldüğünde bu tarz projeler tercih edilir.Amma velakin anneler ve babaların ebeveyn olmaktan kaynaklı hassasiyetleri elbette oluyor.Ancak anlıyorum ki bu yumurta olayı biraz ağır gelmiş senin miniklere çokca da size.Çok güldüm öyle güzel anlatmışsın ki. Evet bu tarz projeler kesinlikle verilmelidir ama tabii ki bu ille de yumurta olmak zorunda değil:).Okul öncesi dönemde sorumluluk duygusu verilmezse sonraki senelerde bunu oturtmak çok zor oluyor.Benim de eğitimci damarım tuttu durmadan açıklıyorum.Senin minikler için tam da bu konuyla ilgili Morpa yayınlarının öykü yağmuru setinde "Yumurta ile gelen Sorumluluk" diye bir hikaye kitabı vardı yanlış hatırlamıyorsam.Belki ilgilerini çeker tek kendilerinin sıkıntı çekmediklerini görünce rahatlarlar biraz. Evde böyle minikler olunca ve de böyle projeler gerçekten hayli zor işin:)Kolay gelsin!

esintiler... said...

Çok güzel bir proje gibi gözüktü bana yaw:S
Sen biraz şike yapmasaydın:P
Yani seninkiler habire yeni yumurta haşlandığını görünce ee tabiii...:)))
Hani bi ara salgın bi şey çıkmıştı... Sanal hayvancıklar. Öyle bişi sanki.. Beslemessen sağlığına dikkat etmezsen, uyutmazsan ölüp gidiyordu. Aklıma o geldi birden...

Meral said...

Merhaba Sevgili Pınar
Çok tatlı anlatmışsın. Oğlumla halen yaşamakta olduğumuz anaokulu maceralarımız gözümün önünden geçti.Kendi ödevlerim hala yetmezmiş gibi onun ödevlerini birlikte yaparken daha çok zorlanıyorum.Projeler çoook zor :-)

Sevgiler

Güldem said...

çok tatlı anlatmışsın :)) bakalım benimde başıma ne meceralar gelecek oğlumla :)

Turkuaz Deniz said...

aaaa zaten yumurta yedirecegim diye on takla atiyorum her sabah! dusunemiyorum bu procenin bizdeki sonuclariniiii!!! nayyirrrrr! peknos da civciv de istemiyorummmm
bi anlatayim bakalim deniz e nasil bir yorum yapacak bu proceye:)
...
:) yorum su efenim: hah nolucak, kus mu cikacak icinden???

yani beklemenin sonucunda ne olacak bilmek istiyor cocuk. sahi nolucak bir hafta kirmazsa cocuk? valla anlamadim, yoksa adam gibi okumadim mi, dur bir daha okuyayim sunu... cik cik cik ciikkk

Pino said...

Dün Bugün çok teşekkür ederim:)

Şuşu daha neler yaşıyoruz bir bilsen, gücüm yetmiyor hepsini anlatmaya:))

Kardelen sorma gitsin:) Böyle projeler verirken sonunda veli dilek ve düşünceler formu da yollayın olur mu:))) Vallahi benim çevremdeki tüm anneler sürekli harıl harıl proje üretimindeler:) Bakalim ne kadar sürecek bu durum:)

Esintilercim, zaten ben bir süre sonra olaya oyun gözüyle baktım:)) Yoksa çok anlamsızca veletleri üzüyor... bende de vardı sanal oyuncak eskiden:))

Meralcim gitgide de zorlaşıyor ödevler.. ilkokulu düşünmek bile istemiyorum:)) kocaman sevgilerr:))

Güldemcim, aman şu anın keyfini çıkart.. neler neler yapacaksınız bir bilsen:))

Nesecimm dur sinirlenme:)) ben hallederimmm:))) Yerim Deniz'i de ayrica.. cok op benim icin onu:))

Emel Kunt said...

Ayy ne sinir bozucu bir proje:)) Yani anneler için durmadan yumurta temizle:)) En sevmediğim şeydir yumurtaya dokunmak bööyykkk:)))Çocuklar için de iyiymiş bir taraftan, sorumluluk duygusu gelişiyor. He biz böyle deneyler yapmadık diye mi sorumluluk duygumuz yok(mu)!!

cenebaz said...

Çok güldüm. Çok şirinler. Kesin bu projeyi yumurta üreticileri ile ana okulları birlikte geliştirmişler:))

laleninbahcesi.blogspot.com said...

ben yumurta projesi uygulayan bir öğretmenin annesiyim. Çok eğlendiklerini anlatmıştı bana. Yoksa sadece öğretmen mi eğleniyor evlerdeki durumlar karışık. Akşam bu yazıyı okutayım ona. Sevgiler size

Pino said...

Emelcim yumurtalar haslanmış olduğundanöyle pislik bir durum olmuyor:)) hatta yeni üretim olanları soyup afiyetle yiyebiliyorsun bile:)) Vallahi bizim zamanımızda bir tek resim yapar elişi kağıtlarıyla kolaj yapardık.. Aslında keşke biz de bu imkanlar dahilinde büyüyebilseydik.. Ben çok özeniyorum bizim bebelerin okuluna:))

Cenebaz, olabilir vallahi:))) Aslında okullar sponsor yumurta üreticisi bile bulabilirler:))

Lalenin Bahçesi merhaba:) Çok selamlar kızınıza:) Galiba bir ara mail ile iletişim kurmuştuk kendisi ile yanlış hatırlamıyorsam eğer. Bu yumurta hikayesinde yaşadıklarımız aslında tamamen benim fazlasıyla müdahaleci tavrım ile bu hale geldi:) Projenin orijinal versiyonu sanırım çatlak da olsa tek yumurta ile devam etmekti:))
Ama işte annelik duygusu, ne yaparsınız :D

Emel Kunt said...

Eh oğluşla birlikte bu kadar anlayabiliyorum okuduklarımı:)) valla ben de özenmiyorum desem yalan olur:))

Kara Kalem said...

Sana şu logo içinde teşekkür edememiştik. Geç kalışımız yüzünden özür diler ve teşekkür ederiz arkadaşım.

Sevgiler

Ahmet

Tijen said...

Allah kolaylık versin. Bak nasıl da farklı karakterleri. Şimdi hangisi daha sorumlu diye sormak geliyor içimden. İkisininki de farklı bir tür sorumluluk değil mi?

Muge said...

Okurken çok güldüm, hala gülüyorum.

Siz bir anne olarak eğitim sisteminin mantığını çözemiyorsunuz, ben lise öğrencisiyim, 11 yıldır o eğitimi alıyorum üstelik bulunduğum şehrin en iyi anadolu lisesinde fakat ben de hala mantığını çözemedim. Türkiye'de bir şeylerde mantık aramak başlı başına bir mantıksızlık gibi geliyor zaten =))

funda said...

ben de anaokulu öğretmeniyim, çok eğlenceli görünüyor bu proje :) hemen yaptırılsın bu hafta..

sumuklubocek said...

Okudukca hersey gozlerimde oyle bir canlandi ki 3 yasinda ve krese giden bir oglan annesi olarak bir yandan empati yaptim bir yandan da sahneler gozumde canlandikca sesli sesli gulmekten alikoyamadim kendimi. Bu projeyi ileteyim ben de kresteki ogretmenlere, bakalim onlar ne diyecek :)

Burcu-Mutfak Camı said...

Pino yazını büyük keyifle okudum. Atahan da bu yumurta projesini bir yerlerden duymuş ya da okumuş. Son bir senedir arada aklına geldikçe "anne bana yumurta verecektin" deyip buzdolabına saldırıyor. Yumurtanın pişmiş olabileceğini hiç düşünmediğimden ben de atlatıp duruyordum, yerlerden çiğ yumurta temizleyip durmamak için... Bizim bir Dilara'mız var yumurta yerine. Geçen sene başarılı olduğu bir sınavdan sonra küçücük bir çiçek almıştım ona hediye olarak. Sulama sorumluluğu ondaydı. Adını da o koydu. Sorun sulamayı unutması değil, el kadar saksıya her seferinde bir büyük bardak dolusu su döküp her tarafı su içinde bırakması...

Bizim evde Atahan'ın sorumluluğu çöpleri atmak. Genelde çok ağır olmayan torbaları okula giderken o atıyor çöpe. Kapının yanına koyuyorum sabahları, artık öğrendi, ben söylemeden giderken o alıyor. Sorumluluk almaları için her tarafı su içinde bırakmalarına ya da yumurtaları telef etmelerine gerek olmuyor demek ki, başta biraz zorlamak ya da takip etmek de gerekse bir süre sonra alışıyorlar duruma.

Sevgilerimle....

Pino said...

Emelcim, doğrudur canım, bilmem mi:)))

Kara Kalem çok teşekkür ederim. Umarım çok sayıda katılımı sağlarız.. Ben yarın ilk partiyi götüreceğim Şebnem'e:)

Tijencim her ikisi de cidden çok farklı 2 çocuk. Kendi ilgi alanları söz konusu olunca acayip sorumluluk sahibi oluyorlar mesela:))

Mügecim, öncelikle merhaba:) Çok sevindim senin gibi genç bir takipcim olduğu için:))) Lise dönemlerimi hatırladım şimdi.. aynı şekilde biz de çok sorgular anlamaya çalışırdık:) Demek ki bunca yıl değişen bir şey olmamış:)))

Fundacım:)) Velilerinize bol sabır diliyorum buradan:))

Sumuklubocek, sorun vallahi:) Belki onlar da uyguluyordur.. Ben bir tek bizim kreş sanıyordum ama baya ünlüymüş bu proje :))

Burcucum, bende market alışverişi sonrası hafif torbaları taşıtıyorum:) Sonra her akşam sofrayı kurduruyorum:) Çok hoşlarına gidiyor ev ile ilgili bir iş yapmak. Dediğin gibi bu tip projeler aslında bir tür oyun.. asıl önemli olan hayata dair bir takım sorumlulukları verip deneyim sahibi olmalarını sağlamak. Çook sevgiler:))

tulip said...

sabah sabah güdürdü beni bu proje :)
bu yeni eğitim sistemi neler etirecek çok merak ediyorum doğrusu :))
benim kuzenimin geçen yılı çocuğuna çiftlik, ev , apartman maketleri yapmakla geçmişti :)veli yarışları da başlayınca iyice içinden çıkılmaz hale geliyor bu iş :)

Tijen said...

Sağolasın Pino'cuğum!
Ah bu eski günler değil mi? Bir kaç soru sorabilir miyim, eğer hatırlıyorsan veya aileden bir hatırlayan varsa:
Neredeydi? (Ankara tabii, MTA dediğine göre)
Adı neydi?
Hangi yıllar arasında açıktı (kabataslak da olabilir)
Kimler üye olabiliyordu?
Üyelere ne gibi imkanlar sağlıyorlardı? (Yani kredi, taksitli satış vs)
Çok teşekkürler!

kurabie said...

peknos kokusu he:)cok güldüm afacanlara:)

Anonymous said...

Pinocum, ileri geri yazcam simdi diye korkuyorum ama bu kadar "dogal olmayan" bir sorumluluk projesi daha duymadım.
sinirlendim bak simdi :D
kolay gelsin valla :)
zuu'n

ıvır zıvır... said...

Pino Hanım :)...
çok güzel bir hikaye olmuş... büyüyünce sizinkilerle beraber okuyup okuyup gülersiniz artık :)))

ycurl said...

Cok eglendim okurken. Ama en cok Arda'yi tebrik ederim. Cocuk olayin s1k1c1 bir proje oldugunu cozmus. Ya bir de bir sey soracagim bir haftalik haslanmis yumurta kokmaz mi? Sorumluluk sahibi olacaklarsa bari kokmayan proje bulsunlar.

denizanasi said...

feci bir projeymiş.. ben bu kadar sabırlı olabilir miydim bilmiyorum:))

Çocuk gibi said...

:)))))))))))))
Ben bu projeyi başka bir arkadaşımdan duymuş ve acayip anlamsız bulmuştum :)

El kadar çocukların tek sorumluluğu arkadaşları ile gönüllerince oynamak olmalı :)))

Ama ikiside kendine uygun güzel çözümler bulmuş :))

Arda' nın çözümü ?????
Bence süper :))))))

Kendine uymayan, kendini bu kadar sıkıp, geren şeyi, öğretmeni bile söylese bir kenara atabiliyor olması güzel :))))))

Bu arada öğretmene bir sorar mısın ? Hiç 1 hafta boyunca bir yumurtayı getir, götür yapmak durumunda kalmış mı?

Müdürleri öğretmenlere böyle bir görev verse ne yaparlar acaba ?????

:))))

Berceste said...

Okurken koptum ben :) Cok iyi geldi bugunlerde bana. Parmaklarin dert gormesin. Afacanlarin da yaraticiliklari anneleri gibi sonsuz olsun :) Sevgiler...

Gamze (moda tasarımı) said...

Pinooooocum, koptummm :) bu nasıl bir hikayeee böyle..

Uzun zamandır blogunu okumamıştım, bu sayfayı okuyunca da yerlere yattım gülmekten :) :)

diclece tasarımlar said...

merhaba. blogunuzu yeni keşfettim. ilgimi çekti ve hemen okumaya başladım. çizimleriniz çok güzel. hayata bakış açısını sevdiğim insanlardanmışsınız. sizi tanıdığıma sevindim. bende yeni yetme bir grafik tasarımcıyım. illustrasyonlara çok ilgi duyuyorum. başarılarınızın devamını dilerim.çocuklarınızla diyaloğunuza bayıldım

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...