
Nedenini bildiğim çözümünü ise ne yazık ki bilemediğim bir salaklık sorunum var şu sıralar..
Ufacık bir örnek:
Akşam saatleridir, Pino hoplaya zıplaya Arda ve Deniz'in çamaşırlarını yıkamak için banyoya koşar..Çamaşır makinasına güzelce deterjanı , yumuşatıcıyı koyar ve 60 dereceye ayarlayıp boş bir şekilde çalıştırır..1.5 saat kendi kendini yıkayan makinanın aslında boş olduğunu fark etmez..Yıkama programı biter ve Pino bir süre oyalandıktan sonra çamaşırları çıkartmak üzere makinanın kapağını açar..Bomboş bir tambur ile karşılaşınca sevinir, "Aaa, ne güzel Bülo çamaşırları ben söylemeden asmış!" (görüldüğü üzere salaklık devam ediyor:) diye düşünür..Hemen gidip doğru dürüst asmış mı diye kontrol etmek ister (hem salak hem fesat:) Tabi ki bomboş bir çamaşır teli ile karşılaşır..Hala çamaşırların nereye gitmiş olduğunu anlayamaz..Daha doğrusu gerçeği kabul etmek istemez.. En iyisi bir kadeh şarap içip herşeyi unutmaktır:)
İşte böyle..daha bissürü şey var da yazmayayım, utanıyorum:) Niye böyle oldum ben anlamıyorum..Anneme göre hayal dünyasında yaşıyormuşum..Belki de haklıdır ne bileyim....





