Friday, January 07, 2011

Şantiye Çocuk


Çocukların her dakikasını programlayan, sürekli o kurstan bu kursa taşıyan annelerden olmadım hiç. "Proje Çocuk" kavramını da hiç anlayamadım.
Kendi kendine bırakılmayan çocuk tek başına nasıl zaman geçireceğini bilemez. Canı sıkılmadığı için yaratıcılığını kullanamaz, kendini oyalayamaz. Çünkü canının sıkılmasına fırsat yoktur.
Ben şanslıyım. Arda ve Deniz okul dışında kalan zamanlarını apartmanın bahçesinde oynayarak, suya çamura bulaşarak, bisiklete binerek geçirebiliyorlar.
Tek bir kursları var o da müzik. Yetenekleri olduğu ve kendileri gitmek istediği için.
Şanslılar ki oradan oraya sürüklenmiyorlar.
İlerideki okul dönemlerinde de onları en az sınava maruz kalacakları, dershane manyaklığından uzak kalabilecekleri şekilde yönlendirmek istiyorum. Yetenekleri doğrultusunda eğitim alsınlar istiyorum.
Çok şey istiyorum biliyorum:D
Ama dershane çocuklarının halini gördükçe içim daralıyor.
Şimdilik Proje Çocuk'a karşı Şantiye Çocuk Metodu ile yetiştiriyorum çocukları:D
Serbest bırakıyorum.
İleriki dönemlerde de düşünürüz artık ne yapacağımızı:) Zaten onlar da kendi yollarını bulurlar.
Ayrıca çok merak ediyorum tanıdığınız bildiğiniz büyümüş ergen ya da yetişkin olmuş bir proje çocuk var mı:) Varsa neler yapıyor şu an, yani proje hayata geçmiş başarıya ulaşmış mı?.. Gerçekten merak ediyorum. Yoksa ben mi yanlış yapıyorum, bilmiyorum:D

24 comments:

Nehir İda said...

Şanslı heissetmiyorum kendimi bu konuda. İda annemle evde:( Cumartesi-Pazar cimnastik onun dışında sokakta oynama şansı hiç olmadı. Yarış atı gibi olmasını ben de hiç istemiyorum. Bazen sana boya sandığı yaptıracağım ayakkabı boya o da meslek istersen onu da yapabilirsin diyorum.
Anne babalar hep en iyiyi ister doğal olarak ama seçim onun destek bizim. Yetenek var istek varsa ardındayız yoksa moda diye dramaya, yüzmeye oraya buraya yollamam.
Cimnastiği dr. önermişti kendi de yetenekli ve istedi biz de destekledik. Ama pinocuğum erkek çocuk çok zor be ya:))

Burcu said...

vallahi bence en iyisini yapıyorsun :) en mantıklısı senin yaptığın projelere takılıp kalmamak gerekir sevgiler...güzel hafta sonları :))

Deli Anne said...

Pinom çocuklar özel okula mı devlet okuluna mı gidiyorlar? benim merak bu günlerde bu:)

Decaf Latte said...

Pinocum cok haklisin... Ben de kizlarimin yaris ati gibi ordan oraya gitmelerini dogru bulmuyorum... sevdikleri ilgi alanlari icinde destekliyorum her zaman... Dansa ve pianoya gidiyorlar... kendileri istediler... Okulun seramik kurusunu istedi selin, ona da yazdirdim - o istedi diye... Burda cocuklar sokakta oynamiyor pek malesef (benimkiler haric :) - yeni bir kultur tasidik buraya) ama kuzenler var bizim; yaris ati gibi olmasa da yasitlari sinemadayken onlar dansa, golfe giderlerdi, yazin calisir harcliklarini cikarirlardi falan... bu yil ikisi de sahane universitelere burs kazandilar... cok disiplinliler... ayaklari daha bir yere basiyor sanki... bu sadece benim gozlemim... ben de bilmiyorum ki dogrusu ne... offf anne olmak zor yaaa! uzun yazdim pardon! xoxoxo

Evren said...

Ben hiç görmedim bu insanlardan ama bence sen en güzelini yapıyorsun. Ben de aynen senin gibi düşünüyorum, yaşasın "şantiye çocuk" :))

Banu said...

Valla büyüyüp proje yetişkin olduklarında çok sıkldıklarına eminim.
ben çocukken hiçbir kursa gitmedim. 5. sınıfta bizim siteden bir grup çocuğu emekli (ve nemrut) bir öğretmene ders alalım diye yolladıydılar, ne kadar dayandım bilmiyorum. Sonra komşumuz Gökçen Teyzeyle mısır ekmekli, Ezine peynirli derslere devam etmiştim.
çocukken sokaktan eve girmezdim. Çok eğlendim çok! Büyüdüm neyse ki proje insan olmadım; ama hâlâ çok eğleniyorum ve "keşke..." dediğim hiçbir şey yok.
özgür bırakmalı çocukları.

aslı said...

var benim var tanıdığım böyle biri, abim, hiç bir şey yapmıyor, işsiz, mutsuz, rahatsız, huzursuz, sürekli aç ve obez... Biliyorum çok acımasız oldu, ama öyle. Biz büyürken hakikaten çok yoktu böyle proje çocuk, kurs, murs, vs. ama o gerçek bir proje çocuktu 40 yıl öncesinde. 10 yaşında elinze zenith fotoğraf makinasıyla gezerdi, evet her konuda olduğu gibi bu konuda da iyiydi. Her konu derken; spor, müzik, yabancı dil- ki 15 yaşında üç dil konuşurdu-yani ben bilmem, herkes öyle derdi. atıcılıkta gençler türkiye rekoru kırdı, sonra, sonra, sonra...
ben hep izledim olan biteni herhalde, herkes onunla uşraşırken şantiye çocuk normal bir hayat kurdu kendine mutlu mesut.
Kıskançlık demez kimse artık, çünkü ben 35 o 40 yaşında, sadece gördüklerim, yaşadıklarım, tanıklıklarım bunlar. Lütfen, sakın ha,aman ha çocukları rahat bırakın, yaptıklarını çokça abartıp kendilerini dünyanın ortası sanmalarına sebep olmayın. Yetenekli oldukları konularda onları objektif bir gerçeklikle yönlendirin derim. Benim bir kardeşim var o da çökmüş bir proje.............Bu arada hem öğretmen hem anneyim, en korktuğum şeydir bu, hayatı normal normal yaşasın çocuklar

Turunç Ağacı said...

Sevgili Pino, ben de karşıyım proje çocuklara.Çocuk olmanın özelliği doyasıya oynamaktır.Gereğinden ağır sorumluluk taşımak değil. Biz de kızımıza saygı duyup kendi eğilimlerine göre destekleyenlerdeniz.Ve çok şükür uyumlu, düşüncelive kendine yetebilen bir kızımız var.Kendine güveni sonsuz. Proje şeklinde yetiştirilen çocuklara deneme-yanılma alanı yaratmıyorsunuz. ASlında kendi kararlarının sonuçlarını-sorumluluklarını da alamıyorlar böylelikle. Hep onlar için birileri karar verdiğinden bence gerçek mutluluk konusunda başarısız ve tatminsiz oluyorlar. SU kendi yolunu bulur. Ve bunu çok güzel bir dinginlikle kendiliğinden yapar. Sadece tıkandığı yerde doğru yönlendirerek denizlere-okyanuslara kavuşmalarına yardımcı olursun o kadar. Çocuklarımız bizim gerçekleştiremediğimiz hayallerin kölesi olmasınlar.Çocuklara Saygı ve özgürlük! Sevgiler :)

frambuazlı ruh pastasıyım said...

mustakbel kuzum asya da camurlara bulanip buyusun istiyorum. konserve beyinli, coktansecmeli bir mantik gelistirmesin istiyorum. dusunsun, arastirsin, uygulasin. benim kuzum da santiye cocuk olsun. tipki ben ve babasi gibi:))

Sayın KARACA said...

sevgili Pino,
işin kötüsü artık bir çok çocuk kursa falan gitmesede "9 kiremit oynamayı" "saklambaç oynamayı" "körebe oynamayı" "çamurda oynamayı" bilmiyor. Çünkü çocukların büyük çoğunluğu odalarında tek başına bilgisayar oyunu oynuyor hemde saatlerce... arkadaşlık dostluk kavramları sanaldan artık. En yakın arkadaşıyla sokakta buluşup oynamak yerine sanalda adamlarını savaştırıyor yada arabalarını yarıştırıyorlar. Bunlar yeni nesillerimiz için çok üzücü :(

tülin said...

Hiç bir canlının ,hiç bir konuda koşullandırılmamması taraftarıyım.
İnsan söz konusu olduğunda projelerin işe yaramadığını düşünüyorum üstelik.
Bu yüzden çocuklarımın biri deli gibi spor yapıp,sahilde fizik çözerken,diğeri gitar çalıp şarkı söylüyor yaz boyu :)
Ben mi?Onlar mutluysa ben de mutluyum.Daha ne olsun Pino'cuğum.

Selen said...

Tamamen aynı fikirdeyim. Gerçi bu proje çocuk durumu genelde annesi de babası da çalışan ailelerde oluyor, uzun çalışma saatlerinde çocuğa göz kulak olacak birilerini bulabilmek uğruna çocuğu ordan oraya sürüklüyorlar. Ama ben gerçekten çok acıyorum o çocuklara. Sonuçta tercihim ortada, çocuklar mutlu bir çocukluk geçirsin diye çalışma hayatından vazgeçmiş bir anneyim. Tek hayalim de şu çocuklar büyümeden bir bahçeli evde yaşayabilmek. Bahçesinde kedi köpek hatta tavuk beslesinler, taze yumurtaları toplayıp pişirsinler, bahçeden meyve sebze toplasınlar, çimenlerde yuvarlansınlar.... Ahh ah... büyük şehrin gözü kör olsun.

Fatoş said...

Oğlumun mutlu olması tabi ki herşeyden önemli. Dışarı çıkıp oynayabilsin isterim elbette. Ama devir bizim çocukluğumuzdaki gibi değil maalesef. Onu sokağa rahatça bırakabileceğimden emin değilim.
Bir de ülkenin eğitim sistemi var tabi. Bu sınav yoğunluğu arasında onu dersaneye göndermemeyi başarabilmek isterim. Ama bu ne kadar mümkün olur zaman gösterecek. Deneme yanılma şansımızda yok maalesef.
Neyse, oğlum daha küçük. Takipteyim sizi. Tecrübelerinizden yararlanmayı çok isterim.

Pino said...

Herkese çok teşekkür ediyorum değerli yorumları için. Bu yorumlar bence her anne ve baba tarafından okunmalı. Bu nedenle bu yazıyı blogumun sağ tarafına her zaman ulaşılabilmesi için koyacağım.
Ben çocuklarımı en çok iç güdülerimin sesini dinleyerek büyütüyorum. Ve tabi ki sizlerin de yaşadıklarını, tecrübelerini öğrenmek inanılmaz faydalı oluyor. Herkese çok teşekkür ediyorum yeniden. Çocuklarımız mutlu ve kendine güvenen bireyler olsunlar, hayatlarını, sevdikleri heyecan duydukları konuda çalışarak sürdürsünler istiyorum. Kocaman sevgilerimle...

HAYATIMDAKI D'ler-Pınar said...

Pinocum,çoğu anne,baba zamanında kendi yapamadığı şeyleri,çocuklarına yaptırarak tatmin olma eğilimindeler..
O yüzden çocuklar haftasonunda heba oluyorlar..
Duru'yu baleye başlatırken yalan değil,ben istedim..Küçükken bacaklarını cırt diye açabilen,esnek kızlara nasıl hayrandım bir bilsen..Ama kızımı hiç zorlamadım,o istedi..Duru'nun resme inanılmaz bir yeteneği var mesela..Ben de elimden geleni<yapmaya çalışıyorum ..Umarım ileride severek bir üniversite okur ve umarım sevdiği işten para kazanır..
uzun yazım lütfen kusuruma bakma..:))))

gwen + cats said...

Kuzenim bir proje çocuk idi ve hala ailesi için öyle olmaya devam ediyor. Resim kursu, konservaturda gitar eğitimi, lisanslı yelkencilik gibi aktivitelere katıldı. hiç birine tam manasıyla hakim olamadı. ailesi almanca ve ingilizceyi ileri düzeyde konuştuğunu iddia etse de bu iki dili de başlangıç düzeyinde konuşmaktan ileri gidemedi. gözlemlediğim kadarıyla proje çocuklar maymun iştahlı olmaya meyilli oluyorlar ve maalesef başladıkları hiç bir işi bitiremiyorlar.

lupinin annesi said...

sana deliler gibi katılıyorum pinocuk. doğru olduğuna inandığı şeyin peşine düşmeli insan. hep düşünüyorum, bu düzenden sıyrılmayı başarabilecek miyim?

Bir Annenin Paylaşımları said...

Pinocum ,nasıl hislerime tercüman olmuşsun anlatamam, bende şantiye çocuk yetiştirmek istiyorum ama yanı zaman da zamanla çevre şartlarına uyum sağlamaktan ve yapamamaktan korkuyorum.Yarış atı olduk da ne oldu.Aklıma anadolu lisesi sınavlarına hazırlanırken beyin tümörü olan arkadaşım gelir hemen, doğru düzgün yemek bile yiyemezdi koşturmacadan,hocadan hocaya giderken tost alırdı eline... ne oldu ben ilk bebeğimi doğurduğum akşam gözlerini hayata yumdu elinde Robet kolej diplomasıyla...

nesobaby said...

Pino'cum öncelikle sitenin puantiyeleri çok hoşuma gitti. Ayrıca değişiklikler yapmışsın hayırlı olsun bakalım :))
Güzel bir konuya değinmişsin. Ben de ilkokuldayken böyle kurslar hırslar sınavlar yarışmalar büyüdüm. Anadolu lisesini kazandım. Sonrasında bana bir bunaltı geldi tabii. Daha küçükken yorulmuştum bile. Babam konservatuara gitmemi istiyordu. Annem A.L
Bilmiyorum ki hangisi daha iyi olurdu ama şu anda bankada çalışıyorum ve biliyorsun ki çok fazla işimi sevmiyorum. Diğer yolu seçsem daha farklı bir hayatım olurdu. Çevremde çok görüyorum arkadaşlarımın çocukları önce müzik sonra yüzme sonra teniz sonra bilgisayar daha sonra ingilizce, aşırı donanımlı ama hangisi ilgi alanı bilinmeyen çocuklar. Benim henüz çocuğum yok ama sosyal aktivitelere katılsın kendini bir konuda geliştirsin sevdiği alanda uzmanlaşsın çok isterim :) Elimden geldiğince sevdiği alana yönelmesini sağlamak niyetindeyim. Daha sonra doyumsuz hayattan zevk almayan ve beklentisi olmayan kimseleri beğenmeyen ve dediğin gibi yaratıcılığı olmayan bir nesil türesin istemem. Mesela babam o kadar beceriklidirki çünkü hiç oyuncakları yokmuş ve dedem marangoz olduğu için babamlar oyuncaklarını hep kendileri yaparlarmış dedemin atölyesinde :) ve şimdi bizim nesil bir vidayı sökemiyor mesela.. işte böyle Pinocum benim düşüncelerim de :)

Anonymous said...

Ben yarim yamalak projeydim. :o) Annem konservatuara tasidi ama ne yazik ki kendi bilgisi olmadigindan evde calismama yardimci olamadi. Bu yuzden biraz stresliydi proje! :o) Baska seylere de yollanmak isterdim dogrusu. Ama o kadar cok calisiyordu ki kadincagiz, ancak bir projemiz olabildi. O proje sayesinde de opera bolumune girdim ve sonrasi malum. Proje olmasaydim da birsey olurdum mutlaka, ama lokma agzima dustu genc kiz olunca.

Benim oglan da proje cocugu herhalde. Konservatuvara gidiyor, haftada iki gun, hergun 45 dakika keman calisiyoruz evde. Sanat dersine gidiyor, bastan asagi boya icinde. Fransizca ogreniyor. Yaza dogru yuzme almisti, bir ara ata bindi. Yine firsat olsa olabilir. Sonbaharda piyanoya baslayacak. Baska??? Hmmm... Hatirlayamadim birden! Bizde tivi yok, o yuzden odev ve kurs bitince evde kitap okuyor, disaridan sumuklubocek, yaprak tasiyip kendince sanat eserleri yapiyor, kesiyor, biciyor, bir suru seyler.

Ne bileyim? Bizde boyle. Kimseden ornek almiyoruz, kimsenin ne dedigine bakmiyoruz. Boyle yuvarlanip gidiyoruz velhasil! :o))))))

www.elifsavas.com/blog

Anonymous said...

Ha, bir ekleme: ben universiteye girme sinavi disinda hic sinava sokulmadim. Bolca dil dersine yolladilar: Ingilizce, Almanca, Italyanca. O okul sinav stresi nedir bilmiyorum. Ama ders gecme stresini bilirim cunku lisede feci bir ogrenciydim. :o))))))

www.elifsavas.com/blog

Anonymous said...

Bir tane daha ekleme! :oPPPP Bir de baleye gidiyor oglan. Unuttum! Evde calismak gerektirmiyor ya, aklimdan cikti! :oP Gordugunuz uz're booyuk proje bu proje! :o)))))) Bakalim. Ya deli cikacak, ya veli.

www.elifsavas.com/blog

Pino said...

Nesocum dedeye babaya bayıldımm:) Biz de abimle yapardık oyuncaklarımızı:D

Elifcimm keşke tüm projeler senin gibi olsa:D

cocukgezileri said...

Proje çocuk kısmını ben sadece dershane ve özel ders kısmından şikayet olarak algıladım anladım. Umarım dershane sınav stresi kısmında çarkında çokça olmayız. Ama sorulmuş özel okulmu devlet okulumu?Buradaki kıst önemli bence çocuk nerede okuyor? Sonrasında çocuğun okul sonrası arkadaşları ile zaman geçirme alanıvarmı dışarı çıkabiliyormu parkta koşabiliyormu arkadaşına gidebiliyormu gidemiyorsa Proje üretim arkadaşları ile zaman geçirmesi için alanlar zamanlar yaratılıyormu maalesefki çoğu çocukta apartman çocuğu:(Arkadaşlıklar okul içindeki tenefüslerler sınırlı kalıyor sonra evde ve evde!!!Okul zamanına yakın bunuda siteye taşınarak aştık artık . Hani denilmiş ya yetenekleri istekleri doğrultusunda yönlendirmek çocuğa çamuru sunmazsan heykal yapbileceğini bilemez, çocuğa sadece siyah kalem sunarsan belki siyah kalemi sevmeyecek ama renkli boyaları sunarsan boya ile yaratbileceğini bilecek. Çocuğu müzikale götürmezsen müzikali sevip sevmeyeceğini bilemeyecek. Basketi sunmazsan sporu sadece okulda çocukların konuştuğu futbol zannedebilecek !!!! Onların arasına katılmak için futbol oynaması gerektiğini zorunlu olduğunu düşünecek belkide:) Müzeye gidip müzede çalışmaya katılmamışsa orası uzak kalacak belkide..... Sınav ve testlerle çocukların boğulmaması taraftarıyım ama sanat çamur müzik spor konusunda seveceği elternatifleri sunmak ve pozitif yönlendirme taraftarıyım açıkçası

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...